İlkim MK.

İlkim MK.
@ilkimmk
Duyguların izini süren bir kalem. 93 bölümlük serüvenin mimarı İlkim M.K., insan ruhunun kuytu köşelerine dokunan 39 bin kelimelik eseriyle artık yayında. Tüm bölümler Google Play Kitaplar platformunda okurlarını bekliyor.
Yazar
Lise
15 okur puanı
Mart 2026 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
İSMİYLE MÜSEMMA:YETER
​"Başımı alıp gidesim var" demişti çocukluk arkadaşım, Yeter... İsmiyle müsemma, dertle sınanan bir kadın. "Yeter artık bunca yük, bunca kahır" diye isyan ediyordu; Belli ki hayat, ruhuna taşıyamayacağı yükler yüklüyordu. ​Bir gün, "Gel otur karşıma arkadaşım," dedi içini çekerek, "Bana Yeter demişler, neye yarar bu ismi taşımak bilerek? Dertlerim bitsin, yetsin diye olsaydı, çoktan biterdi; Doğdum doğalı şu çile hanesi, yüzüme hep dert gülerdi. Keşke Çile deselerdi adıma, inan bu ismimden yeğdir..." ​Gözlerinden süzülen o sitemkâr inci tanelerine dokundum, Parmak uçlarımla sildim yaşlarını, sustum ve yutkundum... Sonra o hüzün deryası gözlerine bakıp, usulca fısıldadım: "Yeter artık ağlama, isyan etme benim canım arkadaşım... ​Çile de, keder de O’ndan gelen bir lütuftur sinede, Şükürle, sabırla geçecek bu kışlar, bahar açacak yine de..." #İlkimM.K
Reklam
BALIKÇIYA MEKTUP
​Söylesene balıkçı, Bu içimdeki yorgunluk ne zaman biter? Diyorlar ki; ne zaman toprak olursan, o zaman... Sahi, diner mi dersin kara toprakta bunca acılar? Bedenimde değil ki be balıkçı, En çok ruhumda, tam şuramda sızılar... ​Söylesene balıkçı, hırçın dalgaların ardından bakıp da söyle; Ne zaman geçer, ne zaman yön değiştirir Bu alnıma mühürlenmiş katran karası kader? ​Vasiyetim olsun sana, sakın unutma balıkçı: Günü gelip de sustuğumda, Mezar taşıma sadece "Yorgun Bir Ruh" diye yazılsın. Olur da gelip geçenlerden nedir bu diye soran olursa; Aşk yorgunu, kader yorgunu, Bir de sırtından vuran hain iki yüzlülerin yorgunu dersin... ​Sahi, çek kürekleri be balıkçı, açık dalgalara gidelim. Gözünün alabildiği şu yeryüzünde, Gerçekten yürekten mutlu olan bir Allah'ın kulu var mıdır? #İlkimM.K
Bölüm 40
​ ​Sahil kasabasının huzurlu maviliğinden ayrılık vakti gelip çattığında, içimde sadece taşınmanın verdiği doğal hüzün değil, kökleri derinlere uzanan ve adını koyamadığım karanlık huzursuzluk vardı. Sadece şehirden diğerine gidiş değil; belirsizliğin gri dumanları arasında savrulacağımız, her adımında daha da ağırlaşan trajik yolculuğun ilk perdesiydi.
Kitap Alıntısı
AKŞAMIN AYNASI
​Yine gün akşam oldu, Bir gün daha ömürden gitti. Şafak vakti hicran bürüdü, Günün şavkı içimde bitti. ​Gölgeler uzarken şu sessiz yola, Zaman acımasız, vermiyor mola. Kelimeler küskün, sığmaz akıla, Yüreğim bir garip sızıya yetti. ​Beyhude mi geçti bunca sene, bak? Saçlara düşen ak, kalbe vuran pak. Yazılmayan şiir, en son durak, Sükût, bu akşamı mukaddes etti. #İlkimMK
Şiir
​"Herkesin her şeyi bildiği bir çağda, en büyük lüks; bir konu hakkında hiçbir fikrinin olmamasının verdiği o hafifliktir." #İlkimMK
Reklam