İbadet ve siyaset iç içe geçince devlet camii oluyor, camii de devlet. İnanç, kişinin vicdanını rahatlattığı yarı kamusal, yarı özel alan olmaktan çıkıyor, siyasetin tamamen kendisi oluyor.
Gazeteci olmak böyle durumlarda bazen doktor olmak gibi. Eylemlerin birinde, orta yaşlı düzgün giyimli bir kadın yanıma geldi, elimdeki TRT mikrofonunu görmüştü, yabancı basındandım ve sanırım öyle düşünüyordu ki, derdini en iyi ben anlardım hatta belki haberini yapardım bir umut ışığı olurdu. Oğlum kayıp, dedi kadın aylardır cezaevinde, hangi cezaevinde bilmiyoruz, suçu ne bunu bile kimse söylemiyor, neyle itham edildiğimizi bilmiyoruz. Dünya bilsin, dedi kadın, burada biz böyle yaşıyoruz. Bir tane oğlum vardı, gitti, aldılar onu benden.
Namı İran'ı aşan ev partileri bile bir tuhaftı artık Müzik, dans yoktu, evlerde toplanan İranlılar haberleri izliyordu. Böyle bir partide yine, kel kafalı orta yaşlı bir İranlıyla tanıştım. Almanya'da oturuyordu, Musavi aday olunca, heyecanlanmış, bir şeyler değişecek diye hevesle İran'a gelmişti. Oyunu sevinçle kullanmış ancak sonrasında gelen süreçle dehşete düşmüştü. Hıçkıra hıçkıra ağlıyordu adamcağız, çocuk gibi, gözlerinden boncuk boncuk yaşlar yuvarlanıyordu.
'79 devrimi, özgürlük rüzgarıyla beraber geldi ama rüzgar çabuk döndü: Bir yılı buldu bulmadı, tutuklamalar başladı. Solcular, liberaller, İslamcı olmayanlar, yüzlercesi, binlercesi içeri atıldı. Hapishaneler öyle bir doldu, öyle bir taştı ki, yenilere yer kalmadı. Devrimin kanlı yüzü işte orada ortaya çıktı. Humeyni'nin emriyle cezaevindekiler, yargısız, sorgusuz, sualsiz infaz edildi. Bir gecede yüzlerce binlerce yaşlı, genç; kadın, erkek öl-dü-rül-dü.
İran devrimi öyle bir devrimin üzerine kurulu ki, rejim sürekli kendi çocuklarını yer. Sistemin göbeğinde yer alan birisi, bir bakmışsınız günün birinde persona non grata. Yanlış bir adım, örtüşmeyen menfaatler, asla yıkılmaz diyeceğiniz herkesi yıkabilir. Ev hapsinde tutulmak ehveni şer, cezaevinde çürümek de var sonunda. Cezaevinde ölenler, kahraman olabiliyor diye rejim en çok ev hapsini seviyor. Eve kapatmak kanaat önderlerini, ablukaya almak, dışarıya çıkarttırmamak ve unutturmak.