...😊(Hep ‘yeni ayın ilk iletisi’ diye başlık koyup atardım yeni ayın ilk iletilerini... Bu sefer ‘Yeni, yepyeni bir yılın ilkkk iletisiii.’ diye başlık koyup atıyorum yeni, yepyeni bir yılın bu ilk iletisiniii...😊🌸🥳✨)
Ne İçin Varsan Onun İçin Yaşa
Konusundan çok kendi çıkarımlarımı sizlere aktaracağım..
Kitap, hayatı anlamlandırma çabasını okura etkileyici bir şekilde aktarmayı amaçlıyor.
Kim olduğunu,hayatta ne için var olduğunu ve nasıl yaşadığını içten içe sorgulayan bir arayış hikayesini konu ediniyor.
İlk sayfadan itibaren kendi içinizde bir yolculuğa çıkıyorsunuz ve bu yolculukta ailenizi, arkadaşlarınızı, işinizi ve sevdiklerinizi canlandırıp hayatımız için hepsinin önemini teker teker değerlendirmeye başlıyorsunuz.
Bence her cümlenin üzerinde durulup düşünülmesi gereken bir kitap çünkü hayatın telaşı ve koşturmasıyla unuttuğumuz soruları sorgulatıyor insana.
Beni etkileyenlerden biri de kitabın TOLSTOY'un sözüyle başlaması.
"TÜM MUHTEŞEM HİKÂYELER İKİ ŞEKİLDE BAŞLAR
YA Bİ İNSAN YOLCULUĞA ÇIKAR
YA DA ŞEHRE BİR YABANCI GELİR."
ÖZETCE: (gerçek olaylarda oluşuyor)
20 yaşındaki genç yazarımız yaşadığı hayata ve bu dünyaya uyumsuz hissetmesiyle kendini bulmak için çıktığı uzun yolculukta (Barselona 'da) James adında kendinden yaşça büyük ve yine kendini arayan başka bir adamla karşılaşır. Kesişen yolları her ikisinin de hikayesini bambaşka bir boyuta taşır...
YAZAR: HİKMET ANIL ÖZTEKİN
- Sevmek belki birgün okur diye şair olmaktır diyip kimseye anlatamadıklarımızı kağıtlara dökmeye başladık. Her kelime biraz yağmur, biraz dem, çokça özlem, çokça sevmek ve muhabbet doluydu. Anlatmak değildi derdimiz, paylaşmaktı muhabbet dolu satırlarda buluşmaktı.