İlksen Bozok

7/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Auschwitz Kütüphanecisi, Nazi Almanyası döneminde Yahudilere yapılan soykırımı yaşayan insanların hikâyesini ele alıyor. Kitap boyunca insanlığın utanç duyacağı olaylara tanıklık ediyoruz. Buna rağmen yazar, en ağır koşullarda bile kitapların insanlar üzerindeki umut verici ve yaşama tutunduran etkisini çok güzel yansıtmış. Yahudi soykırımıyla ilgili ilk izlediğim yapım olan Hayat Güzeldir den sonra bu kitap beni aynı ölçüde çarpmadı. Belki de karakterlerin içinde bulunduğu çaresizlik ve psikolojik durum daha derin hissettirilebilirdi diye düşündüm. Bunun yanında, tarihte böylesine büyük acılar yaşamış bir geçmişe sahip olan bir toplumun, günümüzde Filistin’de yaşanan acılara sebep olması insanlığa dair düşüncelerimi karmaşıklaştıran bir durum oldu. Kitap, sadece geçmişte yaşanan acıları değil; insan doğası, güç, empati ve tarihin insanları nasıl dönüştürebildiği üzerine de düşünmeme neden oldu.
Auschwitz KütüphanecisiAntonio González Iturbe · Pegasus Yayınları · 20232,893 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·440 syf.··
2026 8. kitabı
Başucumda Müzik kitabını okudum. Yazarın bir erkek olmasına rağmen kadın duygularını bu kadar iyi aktarabilmesini takdir ediyorum. Anlatımı ve üslubu gerçekten başarılı. Ancak benimle ilgili bir durum sanırım; aşkın bu kadar yüceltilip, onun uğruna yapılan her şeyin mübah sayıldığı anlatımlar bana hitap etmiyor. Bu yüzden hikâyede aşka odaklanmakta zorlandım. Aşk gerçekten var olabilmek için hayatınızdaki diğer insanları yok saymak, onları küçümsemek zorunda mı? Kitap gerçek bir olaydan esinlenmiş olsa da, bu kadar yüce gösterilen bir aşk anlatılırken karakterlerin tutarsızlıkları dikkatimi çekti. Fuat Bey’in hiçbir şeyinden vazgeçmemesi, buna karşılık kadın karakterin neredeyse sadece aşk için yaşayan biri hâline gelmesi bana çok dengeli gelmedi. Ayrıca bu süreçte ilişkideki diğer insanların da sürekli göz ardı edilmesi beni rahatsız etti. Bu yüzden kitabı zorlanarak okudum. Benim sevdiğim bir tarz olmasa da, anlatım gücü açısından başarılı bir eser olduğunu söyleyebilirim.
Başucumda MüzikKürşat Başar · Everest Yayınları · 20197,4bin okunma
6/10
·432 syf.··
2026 7. kitabı
Homofobik değilim; erkek erkeğe ya da kadın kadına ilişkileri okurken rahatsız olmam. Ancak bu kitapta yazarın üslubuyla ilgili ciddi bir problem hissettim. Konu zaten zor, fakat sanki yeterince hâkim olmadığı bir alanı yazmaya çalışmış ve bu da anlatımı oldukça iğreti kılmış. Özellikle, çocukluğundan beri cinsel istismara maruz kalan bir karakterin bu yüzden eşcinsel olduğu iması beni en çok rahatsız eden kısımdı. İnsanların çocukluk travmaları nedeniyle cinsel yönelimlerini “seçtikleri” gibi bir çıkarım hem sorunlu hem de inandırıcı değil. Ayrıca ana karakterler arasındaki aşk da bana geçmedi; duygusal bağ yeterince güçlü kurulamadığı için hikâyeye tam olarak dahil olamadım.
Gizli Anların YolcusuAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20199,3bin okunma
8/10
·376 syf.··
2026 6. kitabı
Akhilleus’un Şarkısı kitabını okudum. Mitoloji kitaplarını zaten seviyorum ama bu kitapta beni en çok etkileyen karakter Patroklos oldu. Her ne kadar hikâye Akhilleus etrafında dönüyor gibi görünse de, aslında olayları Patroklos’un gözünden okumak kitaba bambaşka bir derinlik katıyor. Hikâye oldukça akıcıydı. Sonunu İlyada gibi kaynaklardan bilsek bile, o sona giden yolun bu kadar duygusal ve detaylı işlenmesi gerçekten etkileyiciydi. Mitolojik kahramanları ve duygusal anlatımı seven herkese tavsiye ederim.
Akhilleus’un ŞarkısıMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202019,3bin okunma
7/10
·143 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Yaşar Kemal’in okuduğum eserleri arasında en masalsı anlatıma sahip olanın Ağrı Dağı Efsanesi olduğunu düşünüyorum. Bu büyük ve imkânsız aşk hikâyelerini okumak her zaman etkileyici geliyor. Ancak kitabı bitirdiğimde aklımda şöyle bir soru kaldı: Gülbahar sevdiği insan için her şeyini göze alabilecek kadar güçlü bir aşkla hareket ederken, Ahmet’in onu kuyudan kurtarması gerçekten aşktan mı, yoksa duyduğu vicdan azabından mı kaynaklanıyordu? Aşkın iki tarafta aynı ölçüde yaşanmayacağını biliyorum ama bu hikâyede duygunun biraz daha Gülbahar tarafında yoğunlaştığını hissettim. İnsan ister istemez şu soruyu soruyor: Birine duyulan sevgi gerçekten tek bir düşünceyle bu kadar köklü şekilde değişebilir mi? Bunun yanında Yaşar Kemal’in verdiği bir başka mesaj da çok etkileyiciydi: İnsanların aslında birlik olabilmek için çoğu zaman küçücük bir bahane aradığı ve bir araya gelindiğinde hiçbir gücün onlara kolay kolay karşı koyamayacağı… Her konuda aynı düşünmesek bile birlikte olabilmenin mümkün olduğunu hatırlatıyor bize. Umarım biz de yakın gelecekte bu birlik duygusunu yeniden kurabilir ve insanlığın özünde var olan o dayanışmaya tekrar kavuşabiliriz.
Ağrı Dağı EfsanesiYaşar Kemal · Cem Yayınları · 197436,1bin okunma