Ilayda D. C.

Ilayda D. C.
@illiadad
‘’..bizim gerçeklik sandığımız şeyin bizatihi kendisi çağlar boyunca inşa edilmiş ve yeniden inşa edilmiş karmaşık bir kavrayıştır..’’
Tanrım
Sevgili Tanrı! Benden ne diye nefret ediyorsun? Tamam belki haytanın tekiyim ama yasal olarak sicilim temiz… Hırsızlık bile yapmadım, sadece içiyorum… O da her gün değil sevgili Tanrı! Vicdanın var mı senin? Eğer bir frayer değilsen Yüzbaşı Prişçepa’nın elinden bir an önce kayak takımını al! En mühimi ise şu efkârı al başımızdan… Ne dersin, Tanrı var mı ki gerçekten? *frayer: Hapishane jargonunda kendilerinden olmayan, dışarıdan kişiler için kullanılan ve onları “hanım evladı, nanemolla, balkon çocuğu” şeklinde küçümseyen bir tabir*
Sayfa 42 - Jaguar
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Yahu şuraya iki kamyon arkası yazısı yazsam etkileşim rekoru kırarız ama kimse kedi sahiplendirme ilanına aldırış etmiyor. 2016’dan beri kullanıyorum bu platformu giderek kötüleşiyor ülke ile paralelcesine. Arkadaşlar rica ediyorum bir iletiyi değerlendirirken insani sorumluluklarımızı unutmayalım. Kan değerleri berbat, susuzluk ve açlıktan ve dilindeki yaralardan bitâp düşmüş bir çocukcağıza yuva bulmamız gerek diyorum. Elden ele yayıverin şunu. Ne garip insanlarsınız ya
1000k
Arkadaşlar hepinize merhaba, İzmir’de yaşayan ve kedi sahiplenmek isteyen var mıdır aramızda? 4 aylık dişi Tekir cins kedi. İsmi Şubat, henüz küçük olduğu için kısırlaştırma yapılmadı. Tüm tetkikleri ve aşıları yapıldı. Onu sokakta bulduğumda durumu çok kötüydü ama sardık sarmaladık ve iyileştirdik. Şimdi yeni yuvasında güvenle yaşaması için yeni ailesini bekliyoruz! Şartlı ve sözleşmeli sahiplendirilecektir. İlgilenen arkadaşlar mesaj kutumu yeşillendirebilirler.
1K
Theodor W. Adorno
“Şahane mazlumların yüceltilmesi, sonuçta, onları mazlumlaştıran şahane sistemin yüceltilmesinden başka bir şey değildir.”
İlerleme ve gripin
Gerçekteyse, evlerin darlığı çocuklarla anne babaları, kız, oğlan bütün kardeşleri aynı odada yatmaya mecbur bırakıyordu, hâlâ leğende el yüz yıkanıyor, ihtiyaçlar evin dışındaki tuvalette görülüyor, âdet bezlerindeki kan soğuk suda akıtılıyordu. Çocukların nezle ve bronşitleri hardal tozu lapasıyla tedavi ediliyor, büyükler grip olduğunda kendilerini sıcak rom ve gripinle iyileştiriyordu. Erkekler güpegündüz duvar kenarlarına işiyordu. Yüksek öğrenime şüpheyle bakılıyor, gözünü fazla yukarılara dikmiş olmaktan ötürü, meçhul bir yaptırımla alaşağı edilip cezalandırılmaktan korkuluyordu, fazla okumak insana kafayı yedirirdi. Ağzında eksik diş olmayan yoktu. Zaman herkesin yüzüne aynı şekilde gülmüyor deniyordu.
Sayfa 42 - Can