"beni artık kimseler arayıp da bulmasın
beyaz harmanilerin göklere açık sofrasında
yıktığım saltanatın dizinde inlediğim
aşkın en tabanında yattığım anlaşılmasın"
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Metropolden iniş köyleredir artık
Şehrin kalpazanları toprakta arar
Vitrinlerde yitirdiği rayihayı
Toprak ki yumaz kimi necaseti
Çarpık kentleşmeden midir çarpık bakışları Şehirlinin, sanmam
Çatık kaşlarla seyrederiz
Başkasının cephesinde çatışanları
Doğu'yla Batı'yı ağzına dolayanları
Dava dava diyerek dağları utandıranları
Ben şehirde firari
Köyde haramiydim niceleri
Beni mülayim bilirdi dostlarım
Oysa ben müdavimiydim dağlarda
Çakallarla kurtların
Oturduk sofrasına her türlü eşkıyanın
Gayrı karnımızın gurultusu
Nerden gelir bilinmez
Yedekte tek kurşun var şimdi
Nerde bulursam orda vuracağım kendimi
Toprak umulur ki
Kabul eder bir nedameti
~ yunus emre
Ah! Düşüşsüz insan! Benden övgü bekleme. Düşüşün tadını almayan insan! Senin, yücelerin serinliğinden, arılığından ne haberin vardır? Ruh gecesinin yedi katlı karanlığına batmamış yürek! Sana ışıklar ve aydınlıklar ne der? Ey zindanda bir gece geçirmemiş dost, güneşe doğru çılgın koşuyu yapacak çocuk olabilir misin?