Zehra

Ağlaya ağlaya içeri koşarken arkamdan "Ağladığına göre kesin suçlu!" dediler. "Ağladığına göre kesin suçlu!" ne demek ya? "Ağladığına göre çaresiz demek ki Ağladığına göre üzgün demek ki ağladığına göre bir derdi var demek ki! demek varken "Ağladığına göre suçlu!" nedir ya?
1000Kitap
Reklam
Buğulanan ayna, karşısındaki görüntüyü aksettirmez. Kalp de günahlarla buğulandığında ilahi ayetleri görmez, ona yansıyan tecellileri sahibine aksettiremez. Kalbin işlevini yerine getirmesi; arınmasına, tevbe ve istiğfarla parlatılmasına bağlıdır.
Din
Muhammed Hamidullah oruç üzerine yapılmış tıbbi araştırmalardan da yararlanarak şu tespiti yapar: "Oruç sadece insanlar tarafından değil, hayvanlar ve ağaçlar da dahil olmak üzere tabiattaki bütün yaratıklar tarafından tutulmaktadır. Ağır kar yağışlarının olduğu bölgelerdeki vahşi hayvanlar haftalarca, aylarca besinsiz durmakta ve yine de hayatlarını devam ettirmektedir. Yılanlar da kış uykusuna yatarlar. Yiyecek-içecekten bu uzak kalış, gençleşme ve hayatın tazelenmesiyle sonuçlanmaktadır. Eski derilerini döken yılanlar daha taze ve daha iyi bir deriye kavuşarak yeni bir gençlik yaşamaktadır. Oruç onlara büyük bir güç ve dinçlik kazandırmaktadır. Aynı şekilde, ağaçlar sulanmadıkları kış mevsiminde yapraklarını dökerek bir çeşit oruç tutmakta, bu durum haftalar hatta aylar boyu sürmektedir. Mevsimin sonunda yeni yapraklar boy vermekte, yeni goncalar ve çiçekler açmakta ve ağaç meyveye durmaktadır. Kısacası yeni bir güzelliğin, yaratıcılığın ve gençliğin delilleri vardır."
Oruç Ötelere Seyahat, Abdullah Yıldız s. 28.·Kitabı okuyor
Din
İnsan onurlu/değerli/aziz olarak yaratılmıştır: "Andolsun ki, insanoğlunu onurlu/değerli/izzetli kıldık…"* Bu sebeple herhangi birinden değer gördüğünde kalbi genişler, içi sevinç dolar, huzur bulur. Zira kendisine değer verilmesi onun fıtratına en uygun olandır. Takva ise insanı asıl değere, ebedî kıymete, sonsuz/sınırsız onura ulaştırır. Bu, Yüce Allah'ın kuluna değer vermesidir.
*İsra suresi 70. ayet.·Kitabı okuyor
Din
Oruç, Medine'ye hicretten sonra, hicretin ikinci yılında farz kılındı. Ramazan orucu farz kılınmadan önce Müslimler Aşure orucunu tutuyordu. Aişe (r.anha) şöyle anlatır: "Müslimler, Ramazan orucu farz kılınmadan önce Aşure Günü oruç tutardı. O gün Kâbe'ye örtü örtülürdü. Allah, Ramazan orucunu farz kılınca Resûlullah (sav), 'Aşure orucunu artık dileyen tutsun dileyen de tutmasın.' buyurmuştur."
Buharî,1592; Müslim, 1125·Kitabı okuyor
Din
Reklam