Zehra

Abdullah ibni Mesud (ra) şöyle der: "Şüphesiz ki bu Kur'ân, Allah'ın (edebî) ziyafet sofrasıdır. Ondan ne kadar alabiliyorsanız alın. Şüphesiz içerisinde Allah'ın Kitabı'ndan bir şey olmayan ev kadar daha boş bir şey bilmiyorum. Şüphesiz ki içerisinde Allah'ın Kitabı'ndan bir şey olmayan kalp içerisinde hiç kimse olmayan harabe bir ev gibidir." (Darimi, 3350)
Din
Reklam
Ebu Hureyre'den (ra) nakledildiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Yalan söylemeyi ve bu yalancı şahitliği bırakmayan kimsenin yemeyi ve içmeyi bırakmasına Allah'ın asla ihtiyacı yoktur."
Buharî, 1903·Kitabı okuyor
Din
İnsan varlığını tehtid eden bu hastalıkların çözümü/tedavisi oruçtur. Ancak kastımız sabahtan akşama kadar aç kalmak değil; oruç ahlakını, yani kendini tutmayı, ölçülü olmayı öğrenmektir. Aksi hâlde iftar ve sahurda ölçüsüzce yemek, normal zamanda ölçüsüzce yiyip içmekten daha fazla zarar verir. Ki bugün tutulan oruçlardan ruh ve beden olarak faydalanamıyor oluşumuz; orucun zahirî/şekilsel boyutuyla yetinip ahlaki boyutunu kaçırmamızdandır.
1000Kitap
Orucun, kalbi incelttiği bir diğer nokta nimetlerin farkına vardırması, kalbi şükre sevk etmesi ve tüm bunların ardından kişiyi duaya sevk etmesidir. Orucu farz kılan ayetlerin duaya davet eden bir ayetle hitama ermesinin bir hikmeti de bu olmalıdır.
Din
"…Nefislerde şuh/bencillik/cimrilik vardır…" (Nisa,128) "Şuh", başkalarının acısını anlamanın, diğerkâmlığın/empatinin engellerindendir. Hiçbir nefis arınmadan bir başkasını anlayamaz, onun derdiyle dertlenemez. Oruç, kalbi incelten ve insana kendi üzerinden başkalarını okuma fırsatı sunan bir eğitimdir. Artık açlık, yokluk, yoksulluk… insanın uzağında değil; bizzat kendi nefsinde, kendi evinin içindedir…
Din
Reklam