İinsanlar neden gümüş, altın ve elmas gibi ışıltı madenlerin değerli olduğunu düşünürler acaba? Bir söylentiye göre suyun ışıltısı eski insanlar için hayat demekmiş. Işıldayan su temiz sudur. Sadece içilebilen, hayat veren su şeffaftır. İnsanların çölleri, ormanları, kirli bataklık bölgelerini kafileler halinde dolaşırken, uzaktan beyaz beyaz ışıldayan suyu keşfettiklerinde hissettikleri şey muhtemelen acı bir keyif olmuştur. Hayat olmuştur. Güzellik olmuştur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Aşıklara haber vermek isterim. Kalbin bütün meseleleri yalnız kalpte halledilir. Çünkü bir hissin hakkından ancak başka bir his gelir.Ümitsiz bir aşkın panzehiri nefrettir.Fikirler ancak bu mukavemet hislerini yaratan tahrik ve telkin unsurlarıdır.
Bu şehirle aynı kadere sahip biri. Bir kez ölmüş veya yıkıma uğramış biri. Yakıldığı için kararan enkazın üstünde sürekli kendini yenileyen biri. Bu yüzden henüz yeni olan biri. Bir sütunda kalmış, eskimiş taşlarının yıkıntısı üstüne eklenen yeni şeylerle birleşmiş, tuhaf görünüşe sahip biri.
Sokakta yürürken omzuma çarpacakmış gibi yanımdan geçip giden insanların neredeyse hiçbir sözünü, önünden geçtiğim tabelalardaki neredeyse hiçbir sözcüğü anlayamıyorum. Sürüklenen bir ada gibi yayaların arasında geçerken bazen bedenim bir hapishaneymiş gibi hissediyorum. Tüm anılarımın, o anılarımdan ayrılması mümkün olmayan anadilimle birlikte, izole edilmiş hatta mühürlenmiş olduğunu hissediyorum. İzolasyon duygusu arttıkça hiç beklemediğim bir anda anılarım taptaze canlanıveriyor. Bütün ağırlığıyla üstüme çöküyor sanki. Geçen yaz kaçarcasına geldiğim bu şehir, sanki dünyanın öbür ucunda bir yer değil de içimin tam ortası.