İyi de Eda sen neden gittin. Gittin ve gitmekle göze aldın yok etmeyi. Eda giderken hiç mi düşünmedin beni. Hiç mi aklına gelmedim. Gittin. Oysa ben seni getiren yollar yapmıştım. Günlerce senin gelebileceğin yollar yaptım benliğimden verevere. O yollar başka yollardı; çünkü Eda. Yollarımız asla kesişemezdi, ben de senin gidebileceğin bir yol yaptım Eda. Ama gittin. O yoldaki tüm ışıkları karartıp gittin Eda. Neden diye soramazdım elbet. Seviyorum demiştin bir kere. Ben de seviyorum Eda. Sen de bana neden diye sormadın. Gidiyorum Eda. Giderken yanımda sen varsın, fotoğrafta. Bir de Savaş var; ama ben Savaş'ı hiç görmüyorum. Ben sen varken kendimi bile görmüyordum Eda.
Gidenlere hep öyle gelir; bir şey unutmuş gibi. Oysa zaten bir şey unutmak için gider insan. Giderken bir şey unutmak sorun değil; insan çok daha büyük bir şeyi unutmak için gider. Geride kalanların ne anlamı olabilir ki?