İlayda Akın

İlayda Akın
@ilydakn_
~ESME LENNOX~
Puan vermedi·192 syf.··
2026 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2026 02:04
Öncelikle yazardan okuduğum ilk kitap olduğunu belirtmek isterim. Yazarın kalemine alışana kadar zor okunan bir kitap kafanız karışıyor zaman zaman adapte olamıyorsunuz yani benim açımdan bu şekildeydi. Hayatı çalınmış harcanmış Esme’nin 61 yıllık hayatını veya hayata tutunmaya çalışmasını okuyoruz. Esme’nin ablasının torunu İris, onun üvey kardeşi Alex, Esme ve esme’nin ablası Kitty tarafından farklı anlatılar mevcut kitap tek bir ağızdan anlatılmıyor. Bahsettiğim kafa karışıklığı da buradan meydana çıkıyor fakat sayfalar ilerledikçe bu duruma alışıyorsunuz. Aynı zamanda kitap bende yarım kalmışlık hissi uyandırdı, sanki devamı olmalıydı böyle bitmemeliydi. Yazarın diğer bir çok beğenilen kitabı hamnet ile yazara tekrardan şans vereceğim. Kitabı beğendim mi? Şöyle ki o kadar çok gündeme oturup o kadar çok konuşuldu ki sanırım beklentim çok yüksekti. Evet kitap güzel etkileyici fakat beklentimi karşıladığını beni çok fazla içine aldığını söyleyemeyeceğim. Herkese keyifli okumalar dilerim.
Esme Lennox Nasıl Yok OlduMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20242,961 okunma
Reklam
Puan vermedi·384 syf.··
2026 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2026 10:44
“Aşkı ölümlülerin yüreğine kim düşürür - Eros mu, uğurlu anların tanrısı Kairos mu ?” Arka kapakta yer alan, kitabın üzerine kurulduğu asıl soruyla kitap boyunca baş başa kalıyoruz. Yazar bu soruyu bize yaşatarak çok keskin bir cevap veriyor aslında. Kairos, heyecanlı, rüya gibi binbir hevesle başlayan bir aşk yaratır bize, Katharina ve Hans’ın başlangıçta kapıldığı duygular gibi daha sonra karakterlerin içinde barındırdığı Eros ortaya çıkarak bir yıkıma dönüştürür bu mükemmel aşkı, insanın elindedir bence Eros’unu ortaya çıkarıp çıkarmamak. Katharina ve Hans bir yolculukta rastgelip bakışarak bir anda birbirlerine kapılırlar, kendinden hatta babasından bile büyük olan bu adama kapılan Katharina bir maceraya atılmış gibi olur uzun bir süre kendini buna adar. Hans ona hayal gibi bir ilişki sunar başlarda. Müzikler, yemekler, romantik ziyaretler ve seyahatler. Bunlar bir süre ikisine de fazlasıyla yeter. Mükemmelmiş gibi giden bu aşk bu macera alışkanlığa dönüşmesiyle sorunların da ortaya çıkmasına vesile olur. Günümüz diliyle ifade edecek olursak toksikleşmeye başlar ilişkileri. Birbirlerine zehir etmeye başlarlar hayatı. Çok güzel bir cümle okudum az önce kitap hakkında araştırma yaparken. Bir arkadaşımız diyor ki, Berlin duvarı yıkılınca sadece bir rejim değil, onların aşkının üzerine kurulduğu o zehirli temel de çöküyor. Bu ifade kitabı okuyan bizlerin tüm düşüncelerine tercüman olmuş. Yazarın dili, kolay okunuyor ve kitap oldukça akıcı aynı zamanda konusu olayların ilerleyişi de çok güzeldi fakat sonlarına doğru bilmiyorum yaşanan ilişkiden mi kitaptan mı kaynaklı ben bile bunaldım karakterler gibi. Ama metin mükemmel bir şekilde işlenmişti. Sonlarında sıkılmamı görmezden gelirsek beğendiğim bir kitap oldu. Herkese keyifli okumalar.
KairosJenny Erpenbeck · Can Yayınları · 20231,116 okunma
~Totaliter Toplum~
Puan vermedi·279 syf.··
2026 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 16:52
Yavaş yavaş, sindirerek okuduğum bir kitap oldu. Birden çok konuya özellikle de özgürlük konusunda, herkesin rutin birbirinin aynı davranması ve kalıplaşmış düşüncelerde olduğu gibi konulara eleştiride bulunuyor kitap. Bahsedilen konular hakkında yeni bir bakış açısı kazanıyorsunuz aynı zamanda içimizde ki düşüncelerin yazıya dökülmüş hali gibi biraz da en azından bana bu şekilde hissettirdi. Konusuna bakacak olursak; Yazar bir çok konuyu bölüm bölüm ele alıyor. Mesela en başta cehennem konusu mevcut, cennet hakkında güzellemeler yapılıp, hep cennet hakkında konuşulup algının o yöne çekildiğini, cehennem hakkında düşünmemize bile fırsat verilmediğinden yakınıyor. Daha sonrasında cinsel kimliğimizi, aile yapısı ve çocuk yapmak konularını detaylı ve çok anlaşılabilir bir şekilde anlatıyor. En beğendiğim bölümlerden biri olan delilik üzerine yazdıkları da mükemmeldi bence. Çok severek okuduğum beğendiğim bir kitap oldu. Üzerine çokça düşündürüyor kesinlikle şans vermelisiniz.
Cehenneme ÖvgüGündüz Vassaf · İletişim Yayınları · 202512,9bin okunma
Çünkü sen varsın benim yanımda ve ben varım senin yanında…
Puan vermedi·116 syf.··
2026 8. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 00:11
Birbirine emanet edilen, beraber yolculuk yapan Lennie ve George’nin arkadaşlığıyla içimizi ısıtıp sonuyla içimizde yara olarak kalan fareler ve insanlar da Lennie’nin üzerinden saflık simgeleniyor. Lennie, yumuşak ve güzel bulduğu her şeye dokunmak isteyen iri yarı, çok güçlü aynı zamanda da çok saf, yaptığı şeylerin kötü bir şey olduğunun farkına varamayan küçük bir çocuktan farksız. George ise ufak tefek daha akıllı daha doğrusu normal biridir, Lennie’yi yanından hiç ayırmayıp ona sahip çıkar. Beraber çiftlikte işçilik yapıp para biriktirmek isterler. En büyük ve tek hayalleri kendi arazileri olması ve yaşamlarını kendi arazilerinden sürdürmeleridir. Lennie tüm saflığıyla, istemeden sürekli başlarını belaya sokar. Bundan sonrası spoiler olacağından okuduğunuzda daha iyi anlayacağınız ve etkileneceğiniz kısımlardan söz etmeyeyim. Yazarla İnci eseriyle tanışmıştım kalemini çok sevdiğimi o incelememde belirtmiştim bu da en az onun kadar güzel bir kitaptı. Bir oturuşta bitirebileceğiniz akıcı bir kitap. Keyifli okumalar dilerim.
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 2024211,5bin okunma
Düşlere dokunmak mümkün müdür?
Puan vermedi·238 syf.··
2026 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2026 18:20
İhsan Oktay Anar’dan okuduğum ilk kitap olduğunu söylemekle başlayabilirim sanırım. Diline, konuya ve olaylara alışana kadar okumakta zorlandığım bir kitap oldu. Yarısına kadar kitabı hakettiği gibi okuyamadığımı ve eksikliklerim olup anlayamadığımı düşündüm fakat okudukça yazarın diline alışmaya başladıkça büyük bir keyifle okudum. Şunu da belirtmeliyim ki edebiyatımız da büyük bir yere sahip olan kitap ve yazara hakkını veremeceğim, kitap hakkında konuşabilecek kadar bile anlamayacağım diye çok huzursuzdum. Neyse ki biraz araştırma yaparak biraz çaba göstererek kendimi kitaba ve yazara alıştırdım. Bunlara rağmen yine de zorlanarak okuduğum bir kitap oldu. Düşüncelerimi bir yana bırakırsak konusuna geçelim; Bünyamin, alibaz ve çok merakla beklediğim aglaya aslında Uzun İhsan Efendi’nin düşleri miydi ? inanın aklınız da bin tane soruyla kapatıyorsunuz kitabın kapağını. Baş kahramanımız Bünyamin, babasının ona miras bıraktığı puslu kıtalar atlasını yaşamaktadır. Yaşadığı maceralar, başından geçen olaylar, babasının onu silik bir karakter olmasına rağmen kahraman rolünde görmek için hayatına yön vermesi. Sarhoş bir kâtip olarak karşımıza çıkan kubelik’in daha sonrasında insan vücudunu inceleyen bir cerraha dönüşmesi, Bünyamin’in ölümle yaşam arasında kalışı, yüzünün parçalanmasıyla ve babasını bulma amacıyla farklı bir dünyayla tanışması… Cümlelerimi toparlayamadığımın farkındayım üzerine hâlâ düşündüğüm fikirlerimi toparlayamadığım ve en başta dediğim gibi zor bir kitap. Çok beğenerek okuduğum edebiyatımızda ki yerini sonuna kadar hakeden bir kitap olduğunu söyleyebilirim.
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,6bin okunma
Reklam