Saramago'yu okumaya başlangıç kitabım. Bundan dolayı dili tuhaf geldi çünkü kitapta diyaloglar da dahil olmak üzere sadece nokta ve virgül kullanılmış. Bu okurken işi biraz zorlaştırsa da dilini sevdiğimi söyleyebilirim.
Bir başlayayım devamını sonra okurum diye başladığım, başlar başlamaz bitirdiğim bir kitap oldu. İçine çeken bir anlatımı olarak başladı öyle de sürdü ama kitabın sonu anlam veremediğim şekilde bitti.
Kraldan bilinmeyen bir ada keşfetmek için tekne isteyen ama aynı zamanda da denizcilikle ilgili hiçbir fikri olmayan adamın "mühim olan varış değil gidiştir" düşüncesi altında buna girişmesini ve bu isteğinin gerçekleşmesi için kralın kapısında üç gün yatma kararlılığı göstermesiyle başlıyor olaylar. Kral adamın isteğini yerine getirince de kralın temizlikçisi olan kadının bir daha görevine dönemeyeceğini bilmesine rağmen saraydan çıkıp adamın bu hedefinde gidilecek yola ortak olmasıyla hikaye sürüyor. Okurken anlıyoruz ki adamın aslında bilinmeyen ada bulma amacı kendini bulma amacıyla eşdeğer. Yani ada tamamen bir metafor olarak kullanılmış. Kadının güzelliğini sonradan farkedişi de bir amaç uğruna yola çıkıldığından insanın yanıbaşındakinin bile farkına varamayacağının mesajını veriyordu. Kitaptaki pek çok şey yoruma açıktı bence her bir noktadan birden fazla mesaj çıkarılabilir.
Hikaye her ne kadar güzel mesajlar içeriyor ve ilham veriyor olsa da sonunda ne olduğunu, böyle bir adanın var olup olmadığını ve kadının ne kazanıp ne kaybettiğini öğrenmek isterdim.
Her şeye rağmen okunmaya değer, zaten bir çırpıda bitecek tavsiye ettiğim bir kitap.
"İşte kader hep böyle davranır bizlere, hemen arkamızdadır, omzumuza dokunmak için elini çoktan ileri doğru uzatmıştır, bizlerse hâlâ, Geçti gitti, gösteri bitti, yine aynı hikâye, diye homurdanıp dururuz."