Yâ Gafûr...
Muharrem ayını bizler için günahların affına, kalplerin temizlenmesine ve samimi tövbelere vesile eyle.
Yâ Hâdî...
Bizleri tevhid üzere sabit kıl. Hakkı sevmeyi, ona uymayı ve onunla yaşamayı nasip eyle.
Yâ Rezzâk...
Rızkımızı helâl ve bereketli kıl. Bizleri sana şükreden kullarından eyle.
Yâ Hafîz...
Bizi, ailelerimizi ve bütün müminleri fitnelerden, musibetlerden ve her türlü kötülükten muhafaza eyle.
Yâ Nûr...
Kalplerimizi Kur'ân'ın nuru ile aydınlat, bizleri gafletten uzaklaştır.
Allah'ım!
Bu Muharrem ayında bizlere hayırlı başlangıçlar, samimi tövbeler, faydalı ilimler ve salih ameller nasip eyle. Son nefesimize kadar bizleri iman ve tevhid üzere sabit kıl.
Allahümme âmin yâ Mucîb. 🤲
Yalanlar olmasın beklemem, fazla kifayet
Ben durursam şeytan durmaz, olmaz hiç adalet
Dünyayı değiştireceğimize hiç inancın yok mu?
İnsan dediğin, bir çuval etten mi ibaret?
#𝙎𝙀𝘽𝙀_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙞_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙞𝙍☝️
💢Küfürde saplanıp kalmış olanlar, birbirlerine alaylı alaylı şöyle diyorlar: “Size, tamâmen dağılıp paramparça olduktan sonra, evet bu halde iken, yepyeni bir hayatla tekrar dirileceğinizi söyleyen bir adamı gösterelim mi?”
7
“Bu adam, Allah adına yalan mı uyduruyor, yoksa onda bir delilik mi var?” Hayır! Böyle bir şey yok! Fakat âhirete inanmayanlar azapta ve derin bir aldanış içindeler.
8
Peki onlar, kendilerini önlerinden arkalarından ve bütün çevrelerinden kuşatan göğe ve yere bakmazlar mı? Dilesek onları yerin dibine geçirir veya üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Elbette bunda, samimiyetle Allah’a yönelen her kul için bir ibret, bir ders vardır.
9
#Tefsir: 📖 📖
Böylesine bir küfür ve cehalet karanlığına gömülenler Kur’an’ı inkar eder, çok iyi tanıdıkları halde onu tebliğ eden Rahmet Peygamberi’ni bilmezlikten gelerek alaya alır, âhiretle alakalı verdiği bilgileri reddederler. İnsanlar üzerindeki tesirini kırmak için de onu Allah adına yalan uydurmakla ve delilikle suçlarlar. Bunlara iki şekilde cevap verilmektedir:
› Âhirete iman etmeyenler dünyada da azap içindedirler, âhirette de azap içinde olacaklardır. Dünyadaki azap; ulvî bir gayeden mahrumiyet, geleceğe yönelik ümitsizlik, karamsarlık, ölümden kaçış ve âhiret inancı yerine nefsâni ihtiraslarını ikâme etmenin doğurduğu ıstıraplardır. Âhiretteki azap ise cehennemdir. Yine onlar, iman nimetinden mahrumiyetleri sebebiyle derin bir sapıklık içindedirler.
› Göklere ve yere ibret nazarıyla bakan insan, kendisinin her yönden ilâhî kudret tarafından çepeçevre kuşatıldığını anlar. Öyle bir kudret ki, istese gökyüzünü parçalayıp üzerimize düşürebilir; istese yeri yarıp bizi içine gömebilir. İşte bu kudret sahibi, bizi öldükten sonra da kendi halimize bırakmayacaktır. Kesin fikirli,
Biz onların boyunlarına çenelerine kadar dayanan halkalar geçirdik, bu yüzden kafaları yukarı kalkık durmaktadır.
Onların önlerinden bir set, arkalarından da bir set çektik, böylece gözlerini perdeledik; onlar artık göremezler.
Kendilerini uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, asla iman etmezler.
Yasin 8-10
İncile zebura kuraana selam olsun
Kadınların hiç bir zaman bitmez işi çay topla çuvallara ayır alım merkezine taşı otur ayıkla hep alacaklı görünen emekliye ayrılmayan bir toprak işçisi olarak kal
Atlas sayı 103 ekim 2001
Esme kadın eski lazlardan karadenize kök salan ayağı toprağa sabit basan kararlı adımlarla yürüyen osmanlıya saygılı kökü rizede sağlam eski tüfek bir rum kadınıydı Hz Muhammede saygılı olsada incile
iman ederdi bak Nefsani oğlum biz kadınlar sabır taşı misaliyiz al şu karadenizin çayından iç nefesin ısısın uzun yoldan gelmişsin ayacıkların üşümüş sıcak çay insanı sohbete ısındırır
Karadeniz dağlarında bizim işimiz hiç bir zaman bitmez önce tarlayı eker sonra bir fidan gibi çocukları tarlaya dikeriz bizim çocuklar kadınlar tarla fidanıdır tarlada büyürler buranın rumları önce fidanı
sonra erkeğini ve bebelerini büyütür ve ancak ölümce mola verir gülümser tebessüm eder bak ha şu çayları görüyon bunları tek başıma ayıkladım saban bizde traktör bizde irkekler desen Alaman
gurbetinde rızık peşinde onda sonra kalktı yerinden hakkın asası ile Rum esme kadın ha uşak bu karadeniz bölgesinin türkiyenin oksijen deposu yeşil florası en güzel bölgelerinden biridir ve şu duayı
edip Hz isayı incili övdü Türkiyemize yeşillik veren en zengin güzelliklere sahip olmayı bize nasip eden ve bizi yazın serinletip kışın ısıtan Allaha hamd olsun Nefsani sözü tamamladı Musaya isaya Hz Muhammede salat selam olsun es selam