Gizem Şahin

“İşte bence insanın yaşayabileceği en sarsıcı, en sancılı uyanışlardan biri: ait olman gereken yere bile ait olmadığını fark etmek. Yabancı bir memlekette oturup, oraya ait olamamak tahammül edilebilir bir durum olmasının ötesinde, keyifli bir deneyim bile olabilir. Çekilen acılar erotize edilebilir, kişi yansıttığı yabancı imgesiyle flört edebilir, egzotik bir Öteki’ne dönüşebilir. Peki ya insan kendi memleketinde kendisini yabancı gibi hissederse?”
Sayfa 48·Kitabı okudu
İnsan
Reklam
“İnsan evladının hakiki iyiliği, ancak bu iyiliğin alıcısı herhangi bir güç ve iktidardan tamamen yoksun olduğunda, tüm saflığı ve özgürlüğüyle açığa çıkabilir. İnsanlığın gerçek ahlaki sınavı, (en derinlerde gömülü olan) temel sınavı, merhametine muhtaç olanlara -hayvanlara- karşı sergilediği tutumdur. Ve bu bakımdan insanlık korkunç bir yenilgi yaşamıştır. Bu o kadar mühim bir bozgundur ki, diğer tüm yenilgilerin kaynağı olmuştur. -Kundera”
Sayfa 42·Kitabı okudu
İnsan
“Ali Şeriati’ye atfedilen bir söz var, “işinde iyi olanı değil, temiz, dürüst, ahlaklı olanı seçiniz.” olarak geçiyor Kırgınlık’ta bir diyalog içinde. Bu söze şöyle karşı çıkıyor kişi: -Tersine; temiz, dürüst, ahlaklı olan, işinde iyi olandır zaten. İşini iyi yapmak, dürüstlüğü kendiliğinden getirir. İşinde dalavereye başvuran kim varsa, bu, işinde iyi olmadığı içindir. Siz hiç, işini iyi yapan birinin iş yerinde başkalarının ayağını kaydırarak yükseldiğini gördünüz mü? Nitelikli ve zeki kimseler neden böyle hep saf, kandırılmaya müsait zannediyorsunuz? Her yerde, aptallar ve kalitesizler kandırırlar zeki insanları. Zekâsı da niteliği de olmayan, mecburen kurnazlığı öğrenir, onunla kendine yer edinmeye girişir. Kurnazlık, aptal ve niteliksizlerin tek kozudur; ne var ki dünyada işler de zeki ve nitelikli olanların değil, kurnazların lehine işliyor. İş yerlerini, fakülteleri, devletleri, dünyayı ve kültür sanat sayfalarını neden iyi ve nitelikliler yönetmiyor sanıyorsunuz? -Bakın size ne diyeceğim: Birinin iyi bir insan olduğunu mu düşünüyorsunuz? Önce eline biraz güç verin. -Veya güç zannı. -Söylediğiniz gibi işinde gerçekten iyi miymiş, değil miymiş, o zaman anlarsınız asıl. “Kişi bizzat arzusudur” diyorsunuz ya, hayır, kişi, bizzat, ortaya koyduğu iştir aslında. Kişinin arzusu ile işi nasıl ayrılır birbirinden? Kişinin işi, arzusunun en açık haldeki formudur, bayım! En açık!”
Sayfa 182·Kitabı okudu
1000k
Kendinize özen göstermenize ve değer vermenize katkısı olmayan kararlardan kurtulun. Kendinize sorun. Hayatınızdaki insanlar kişisel gelişiminiz için size enerji ve destek mi veriyorlar yoksa gelişiminizi bozup dinamikleri vadesi dolmuş sözleriyle engelliyorlar mı? Sizi sevecen, açık, özgür ve doğal bir varlık olarak desteklemiyorlarsa güle güle.
1000k
Evrenin aksi iddia edilemez bir yasası var: “Hepimiz kendimizden mesuluz.” Mutluluğunuzu bir başkasına dayandırıyorsanız vaktinizi boşa harcıyorsunuz. Görmediğiniz sevgiyi kendinize verecek kadar cesur olmak zorundasınız. Her günün gelişiminiz için nasıl fırsatlar sunduğunu fark etmeye çalışın.
1000Kitap
Reklam