İnsanın gereksiziliğini , ellerindeki yaşam iksirini tükettikçe fazlasıyla bitlenip yozlaşma eğiliminde olduğunu gördükçe , objektifi netleyebiliriz... Hesapta ,hesaplı olduğunu düşünen,,, yeryüzünün kendileri için yaratıldığına inanan ,, her şeyin tüketilmesini kendinde hak gören bencil , aciz ,tutarsız ,saplantılı,saldırgan olduğunu görmek istemeyen akıllı (!) canlıları... Tanrısını öldürmenin arzusuyla ,,egoist dindarsı ve şovenist ... Korkusu kalmayanın, hazcı eylemlerinin şehvetinde boğulması mümkün bulan... Sınırları zorlamak ,,zorlayan , sınırının nereye kadar tezahürünü görebilmek... olabilmeliydik ki yaşamı daha keyif halinde görsün ,bulsun ,rölantisinde çoğu zaman stabilleşebilsin... Elimizde ...denizin göğsünde biten sıcak deniz kumu...ayaklarımız suyun serinliğinde...Gökkubbe... Her şeyin bir sınırı olmalıydı...İnsanın da ... Yaşarken .... Beyaz Gemiyi yarısında isteyerek bırakanlara ..
​"Gidişine değil, Bir zamanlar beni sevdiğine inanan o kalbime yenildim.
Duygu ve Düşünce
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
DÜNYA DÜZ MÜ, YUVARLAK MI?..
Dünyanın yuvarlak olduğu, âyetlerde ve hadîslerde geçmez. (çevremizde çok fazla düz dünyacı arkadaş olduğunu sezinliyorum.) Fakat Sahabeden bazıları (İbn-i Abbas gibi), Kur'ân'da geçen "felek" ve "tekvir" gibi ibarelerden yola çıkarak dünyanın yuvarlak olduğunu düşünüyorlardı. Bu fikir, Abbasiler döneminde, Batlamyus'un (bir çeşit akıl tanrısına inanan bir pagandı) eseri tercüme edilince tamamen yerleşti. O kadar ki, İbn-i Hazm, dünyanın yuvarlak olduğunu inkâr eden hiçbir İslâm âlimi olmadığını söyler. İmâm-ı Gazalî ise dünyanın yuvarlak olduğunu inkâr eden softalara ağır lâflar eder. Hattâ Biruni dünyanın çevresini tam isabet hesaplar. Batlamyus'un âlem modeli, gerek Müslümanlar, gerekse Hristiyan ve Yahudiler arasında 1000 yıl geçerliliğini korudu. Zîra güneş ve ay tutulmalarını, gezegenlerin hareketlerini şaşmaz bir doğrulukla hesaplamayı sağlıyordu. Ayrıca Kur'ân'da geçen 7 gök ve 7 yer âyetiyle de son derece uyumlu görünüyordu. Batlamyus âleminin yanlış olduğunu bugün biliyoruz. Zîra dünya hareketsiz olmadığı gibi, güneş sistemi içinde kâinatın merkezi de denemez Fakat bundan dolayı bu modelle amel eden eski âlimleri suçlayamayacağımız gibi, bugün âlem hakkındaki bilgimizin, âlem hakkında edinilebilecek nihâi (mutlak) ilim olduğunu da düşünemeyiz. Belli mi olur, yarın bir aklı evvel gelir, Kopernik sisteminin tamamen yanlış olduğunu, aslında bambaşka sistemin küçük bir parçası olduğunu ispatlar, elde avuçta ne varsa alır. Ama bugün, biz Kopernik sistemiyle amel ediyoruz. Üstelik bu sistem "7 gök" âyetiyle hiç de uyumlu olmadığı halde... Diyoruz ki: 7 gök ve 7 yer, mahiyetini bilmediğimiz hakikatlerdendir. Bizim ilmimiz, Kopernik sistemiye sınırlı. __Dikkat edin, burada teologlar gibi, dini rasyonalize etmeye, işte efendim 7 gök, 7 atmosfer
Dünya ile ilgili
Iyilik yaptığın insanın, günü geldiğinde sana nankörlük yapacağını bile bile iyilik yapmaya devam edebilmek. Birçok konuda artık eskisi kadar merhametli olmamana rağmen olması gerekeni yapıp iyilik yapmayı tercih etmek. Inanan bir insan için, " Allah böyle emretti" deyip gerekeni yapmak kadar güzel bir teslimiyet yoktur. Ayşe ESMER
Ben yine de aşkın mümkün olduğuna inanan insanlardanım. Aşkın ne olduğunu da gördüm, ne olmadığını da. Ne istediğimi de biliyorum, asla ne istemeyeceğimi de. Hayat bana ne kadar hep aksini sunsa da altın tepside. Ben yine de zenginliğin yürekte olduğuna inanıyorum. Bu konuda ısrarcıyım.. Elimin tersi ile geri çevirdiğim servetler, yürekten gelen bir canım sözcüğünden hiçbir zaman daha kıymetli olmadı benim için. Kimileri aptallık diyebilir, yine de ben bildiğimi okurum. Bir elim yağda, bir elim balda olacağını bilsem bile: ben yine, gönlümü duyuran kim ise onun sofrasına otururum..
Duygu ve Düşünce
Günün Esması: Er-Rahîm
Arapçası: الرَّحِيمُ Anlamı: Kendi yoluna yönelen, rızasını arayan kullarına hususi şefkatiyle tecelli eden; onların amellerini bereketlendiren, günahlarını bağışlayan ve ahiret yurdunda onları sonsuz ikramlarıyla müşerref kılan Mutlak Merhamet Sahibi. Ayet: وَكَانَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ رَح۪يمًا Ayetin Okunuşu: Ve kâne bil mü'minîne rahîmâ. Ayetin Anlamı: O, inanan kullarına karşı hususi bir şefkat ve sonsuz bir merhamet sahibidir. (Ahzâb Suresi, 43. Ayet) Dua: Ey kullarının sessiz iniltilerini duyan, gözyaşlarına kıymet veren Rahîm olan Rabbimiz... Bizleri, dünyada senin rızan için çabalayan, ahirette ise o özel merhametine mazhar olan kutlu kullarının arasına kat. Günahlarımızın ağırlığıyla bükülen bellerimizi, senin bağışlayıcı şefkatinle doğrult. Bizi nefsimizin karanlığında bırakma; kalplerimizi ilahi aşkınla nurlandır ve ebedi yurdumuzda cemalini izleme lütfunu bizlere ihsan eyle. Âmin. Zikir: Yâ Rahîm (Celle Celâlühû) - 258 Defa Ne Zaman Çekilmesi Tavsiye Edilir: Özellikle perşembe günleri ikindi vaktinden sonra veya cuma gecesi teheccüd vaktinde, kalbin dünyevi seslerden uzaklaşıp Rabbe en yakın olduğu o sessiz anlarda zikredilmesi ruhun inşirahı için çok kıymetlidir. Ayrıca her farz namazın peşinden ihlasla ve kalbe yönelerek okunması, içsel huzuru kalıcı hale getirir. Bu Zikri Çekenlerde Değişenler: İbadetlerindeki huşu ve Allah'a olan sevgi bağı derinleşir; kulluk bir vazifeden ziyade kalbi bir zevke ve vuslata dönüşür. Ruhlarında sarsılmaz bir güven duygusu yeşerir; başlarına gelen zorlukların ve musibetlerin ardındaki ilahi rahmeti görebilme ferasetine ulaşırlar. Kalpleri kin, kibir ve nefret gibi manevi hastalıklardan arınır; sadece hakikate, affa ve ilahi aşka açılır. Ahiret inancı ve tevekkülleri güçlenir, dünyevi hırsların ve geçici heveslerin