İnsana Kurulan Tuzaklar ve İnanç Geni…
— “ Gerçek Tıp kitabında İnanç geniyle ilgili kısmını mutlaka okuyun. İnanç geni üzerine bütün etkiler denendi ama hiçbir iç veya dış etki inançlı insanlarda inanç genini durduramadı. İnançlı olmayanlarda da bu geni çalıştıramadılar. Bir kuvvet var ve inanç geni bir tek o kuvvete bağlıdır. O kuvvet gerektiği zaman inanç genini çalıştırır, gerektiği zaman da pasifize eder. Topuk kanı almak bağışıklık sistemini yok etmek içindir. Onlar bütün güçleriyle bağışıklık sistemine karşı çalışmaktadırlar. Sadece iman sahibi olan kişi üzerinde hiçbir etki edemezler. Bebeklere neden kan verilir? Sağlık bakanlığının izin verdiği katkı maddelerine baktığımızda hiçbirinde kan serumunun belirtilmediğini görürsünüz bu domuz veya insan kanı serumu olabilir. Zaten ölülerden bütün kan alınır ve serumda kullanılır. Sağlık Bakanlığı da bunu onaylıyor çünkü onlarda bilmiyor. Bizim üniversitemizde iyi talebe ol, doktor ol, kötü talebe ol, baş hekim ol, denirdi. Allah kimseyi kana muhtaç etmez. Ama Onlar “ Hasta kana muhtaç, kan olmazsa ölür.” diyorlar. Televizyonlarda ve her yerde Kan ihtiyacı var diye ilanlar duyuruluyor. Bunu duyan insanlar da koşup kan veriyor. Peki verdiğiniz o kan nereye gidiyor. ? Emin olun ki o kan uluslararası kan bankasına gidiyor. Uluslararası bankadan gelen kan kullanılıyor. Acaba niiçin böyle oluyor? Tabi ki bütün insanları kan bağıyla bağlamak bütün insanların tek insan bütün zihinlerin tek zihin olması ve bütün insanların tek bir domuz olması için…. Vucudun içindeki kan temiz dışarıya akan kan ise necistir. Hacamat ve sülük tedavisinde akan kan da necistir O yüzden eğer kan kıyafete bulaşırsa onun la namaz kılınmaz Yorum: savaşlarda sahabeler kanlı gömleklerle namaz kılıyorlardı. O zaman Hz Muhammed efendimiz (sav) kanlı kısmı 7 defa su veya toprakla
Sayfa 142·Kitabı okudu
Hayata Dair
_Bana, “Sen kral mısın yoksa yasacı mısın ki politika üstüne yazı yazıyorsun?” diye soracaklara cevabım: Hükümdar ya da yasacı olsaydım, ne demek gerektiğini söyleyip vaktimi boşuna harcamaz, ya yapacağımı yapar ya da susardım. _Niyetim, insanları oldukları gibi, yasaları da olabilecekleri gibi ele alıp, toplum düzeninde güvenilir ve haklı bir yönetim kuralı bulunup bulunamayacağını araştırmaktır. Bu araştırmada, adalet ile fayda birbirinden ayrı düşmesin diye, hakkın onayladığını çıkarın gerektirdiğiyle uzlaştırmaya çalışacağım. _Bir devletteki en önemli yasa, ahlak yasasıdır. Bu yasa mermere değil yüreklere kazınmalıdır. Buyruk gücünün yerine yavaş yavaş alışkanlığın gücünü koyar. Bütün öbür ilişkilerin başarısını sağlayan şeydir bu. _Yasama gücü, devletin yüreği, uygulama gücü de beynidir; bütün öbür parçalara canlılık sağlar. Beyin felce uğrasa bile insan yine aptal şekilde yaşayabilir. Ama yürek görevini göremez olunca, canlı varlık da ölür. Devlet yasalarla değil, yasama gücüyle yaşar. _Sağlam insanların yiyip içtiği şey hastalara nasıl iyi gelmezse, ahlakı bozulmuş bir halkı, ahlakça sağlam bir halkın yasalarıyla yönetmeye kalkışmak da iyi olmaz. _İnsan özgür doğar, oysa her yerde zincire vurulmuştur. Falan kimse kendini başkalarının efendisi sanır ama, böyle sanması, onlardan daha da köle olmasına engel değildir. _En Güçlünün Hakkı_ En güçlü, gücünü hak, boyun eğmeyi de ödev biçimine sokmadıkça hep egemen kalacak kadar güçlü değildir. _Madem güçlü her zaman haklıdır, öyleyse yapılacak şey, her zaman güçlü olmaya bakmaktır. kabul edelim ki, güç hak yaratmaz ve insan ancak haklı güce boyun eğmelidir. _Bir parçası eksik bir bütün, bütün sayılmaz. Kişisel bir konuyla ilgili her türlü görev yasama yetkisi dışında kalır. _Her ulusun bir karakteri vardır. Yahudiler