📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Benim için bir solukta okuduğum farkındalığımın tıkanıklığını açan bir kitap oldu. Sizlere de okumanızı tavsiye ederim.
Bu roman trajik bir olay sonrası kendinden kaçmak için Hindistan'a giden bir Fransız kadının Hindistan'da yüklendiği mücadeleyi anlatıyor. Ben böyle özetlemeyi tercih ediyorum.
Bu kitabı okurken kendimi kader, kültür, ülkelerin görünen yüzleri, algılarım noktasında sorgular buldum. Zaman zaman şu sorular geldi aklıma bir insan kaderini kabullenmeli midir? Bir ülkenin kültürü diye insan hakları çiğnenebilir mi? Hindistan'da katı kast sistemi, islam toplumlarında mezhep ve tarikatlar peki diğer ülkelerde de bu sosyal oluşumlar toplumun şekillenmesini ne kadar etkiliyor? içinde bulunduğumuz yüzyılda bu oluşumlar hala insan haklarını ihlal ediyor ve geri kalmışlığa neden oluyorsa yıkılmaları gerekmez mi?
Bilgi çağında neden hala eğitim ve özgürleşme yaygınlaşamıyor?
Bu sosyal yapıların yıkılması ancak toplumun özellikle kadınların eğitim almasıyla toplumlarda fikir ve düşüncelerin üretilmesiyle ve özgürleşmesiyle mümkün olabilir. Bu düşüncemin romanı okudukça da desteklendiğini gördüm. "Bir kadını eğitmek bir ulusu eğitmektir"
Roman Hindistan'ın gerçeklerine dayanıyor. Kast sisteminin katılığı, alt katmandaki kişilerin toplumda yerlerinin olmaması varlıklarının tek nedeninin zor şartlarda çalışmalarını gerektirmesi. Kadınlara değer verilmemesi çocuk kızların erkenden evlendirilmesi… aslında roman Hindistan üzerinden her ülkenin (kendi ülkemizinde) bir gerçeğini hatırlattı bana. Bir toplumda kadına ve eğitime verilen değer o toplumun gelişmişliğini belirler. Dünyada bu yolda ilerlemesi gereken çok ülke, yapılması gereken çok iş var.
UçurtmaLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 20231,742 okunma