cimenlerin ustu ve araba yolu, onun yozlasmisligini kestirenlerin yuzleriyle dolup tasiyordu ve o da o basamaklarda durmus, yozlasmasi imkansiz dusunu gizleyerek, onlara el sallayip veda ediyordu.
buyuleyici metropol alacakaranliginda beni ele geciren bir yalnizlik duyardim bazen ve baskalarinin da; gecenin ve yasamin en dokunakli anlarini bosa geciren, lokantada tek basina yenecek aksam yemeginin saatini beklerken vitrinlerin onunde aylakca oyalanan zavalli genc memurlarin da iclerinde bu duyguyu tasidiklarini hissederdim.