Destansı anlatımı, Anadolu’nun mitolojik ve folklorik derinliğini evrensel bir dille harmanlayan dehasıyla çağdaş dünya edebiyatının en sarsılmaz anıtlarından olan usta yazar Yaşar Kemal’in, ömrünün neredeyse kırk yılını verdiği o muazzam nehir roman serisinin son halkası "İnce Memed 4", Çukurova’nın bağrından yükselen o ölümsüz isyan çığlığının epik, felsefi ve sosyolojik zirvesidir. Roman; ağalık düzenine, sömürüye ve köylünün bitmek bilmeyen yoksulluğuna karşı Toroslar’da patlayan o soluk soluğa, klostrofobik direniş mücadelesinin final perdesini merkezine alır. Yaşar Kemal; İnce Memed’in artık halkın gözünde bir insandan ziyade etten kemikten bir efsaneye, bir umut sembolüne dönüşmesinin paralelinde; değişen zamanla birlikte ağaların yerini alan acımasız yeni tüccarları, yozlaşan bürokrasiyi ve her şeye rağmen toprağına tutunmaya çalışan fedakar Anadolu köylüsünü kurguya dâhice entegre eder. Yazar; Çukurova’nın sarı sıcağını, bataklıklarını, binbir renkli doğasını ve insan ruhunun en mahrem kırılmalarını cerrah titizliğiyle deşerken, Memed’in kendi içsel yalnızlığı ve kaderiyle olan hesaplaşmasını muazzam bir trajedide eritir. Yaşar Kemal’in o adeta Homeros destanlarının ritmini andıran, ağıtlarla ve halk deyişleriyle örülü, Türkçenin tüm olanaklarını en üst perdeden fışkırtan şairane ve görkemli dili; bu eseri basit bir eşkıyalık hikayesi olmaktan çıkarıp, insanlığın zulme karşı özgürlük, adalet ve haysiyet uğruna verdiği o en kadim, o en ezeli imtihanını anlatan çok katmanlı edebi bir anıta dönüştürür.