''Hiçlik benim için bir varlığın sınırıdır. Tanımlanan sınırların -zaman içinde, uzam içinde- ötesinde bir varlık artık yoktur. Bu varlık-olmayan bizim için anlamla doludur: Yok edilebileceğimi biliyorum. Sınırlı varlık yalnızca özel bir varlıktır, ama (varlıkların bir toplamı olarak anlaşılan) varlığın bütünlüğü var mıdır?
Varlığın aşkınlığı temel olarak bu hiçliktir. Varlık, bir anlamda hiçliğin bir verisi olarak hiçliğin ötesinde belirirse, o zaman bir nesne bizi aşkınlaştırır.
Aksine, öncelikle bende ortaya çıkan varoluşun yayılımını onda kavradığım ölçüde, nesne benim için içkin hale gelir.''
Ekler, V. Hiçlik, Aşkınlık, İçkinlik.