indéfini

indéfini
@indefini
"Kavramlar tinsel imzalardır."
97 okur puanı
Mayıs 2018 tarihinde katıldı
Olası Ölüm - Deneyim Sözcüğü
‘’Yapıt kendisini ona adayan kişiyi olanaksızlığına direndiği noktaya doğru çeker. Bunda, o bir deneyimdir, ama bu sözcük ne demektir? Malte'nin bir bölümünde, Rilke şunu söyler: ‘dizeler duygular değildir, deneyimlerdir. Bir tek dize yazmak için, çok şehirler, insanlar ve nesneler görmüş olmak gerekir...‘ Yine de Rilke şiirin varsıl, yaşayabilecek ve yaşamış olabilecek bir kişiliğin anlatımı olduğunu söylemek istemez. Anılar gereklidir, ama unutulmuş olmak için, bu unutmada, derin bir dönüşümün sessizliğinde, sonunda bir sözcük, bir dizenin ilk sözcüğü doğsun diye. Deneyim burada şu anlama gelir: Varlıkla ilişki bu ilişkide insanın yenilenmesi - bir sınama, ama belirsiz kalan.’’
Reklam
‘’Parçalanmış, yoğun uzaklık: korku vermeyen dehşet bir şey, soğuk ve kuru bir canlılık, seyreltilmiş, iç içe geçmiş ve hareketli, belki de her yerde olan bir yaşam, burada sanki ayrılık, bizi, kendimizi ancak uzak ve kendimizden çoktan ayrılmış gibi görmeye zorlayarak, yaşam ve güç bulmuştu. Burada bu çığlıklar, sessizliğin ve sözcüklerin çoraklığı, hiç korunmaksızın kulak verilen ve işitilmeyi istemeyen bu korkunç yakınmalar. Yaşamı, seyrelerek büyümekten, tükenerek gelişmekten, ilişkileri oldukları gibi bırakarak, fark ettirmeden kesmekten ibaret olan varlık büyümeden gelişiyordu. Ve sadece gözükmüş olduğumuz görünüme sahipmişiz gibi, kendisi gerçek olmayan bir aldatmacayla kendi kendimizi boşuna kandırarak yanılmış olduğumuz izlenimi. Ayırma, ama aynı zamanda da çekim eylemi... yüzler sanki bu eylemle çekici kılınmıştı, birlikte, gerekli ve tahayyül edilmesi olanaksız bambaşka bir yüzün geleceğini oluşturmak üzere birbirlerini çekmişlerdi. Ama mevcudiyeti. Onu hatırladığımı söylemeyeceğim. Sadece mevcut olan bir varlık hatırlanamaz. Ama zaman zaman sanmış olduğumun tersine unutmuyordum da onu: unutmanın mevcudiyet üstünde etkisi yoktur.’’
Bugün biraz arşivimi karıştırdım, eskiden K dergisi vardı. Ne kadar dolu bir dergiydi. Özlemişim. Her K dergisinde karşımıza çıkan sözü de yazmadan olmaz. "İnsan kendini yalnızca insanda tanır." Goethe
1000Kitap
''EUFORİ Sarhoşum, kendimdeyim çünkü ve öyle doluyum ki kendimle farkında bile değilim kim olduğumun. Kendimle doluyum, bir dağ ya da bir nehir nasıl doluysa kendiyle. Kendimle doluyum, Nil'in Nil ile dolu olduğu gibi. Ve Ağrı Dağı diyorum kendime, çünkü Ağrı Dağı'nın sisleri içindeki Ağrı Dağı kadar gizemliyim ve gizliyim kendimden. Her an yitiriyorum kendimi bir başkası olmak için. Her an bir başkası oluyorum yitik benliğime hayranlık duyan. Her an fethediyorum yeni ve gösterişli bir bedeni. Her an yeni bir ağızla yeni bir dil konuşmaya başlıyorum. Her an yeni bir damarı açıyorum anlatılmaz bir kolaylıkla. Her an yeni ve daha esrarlı bir ölümle ölüyorum. Ve her an bitmiş bir yaşama vuruluyorum beni kurtardığı için. Sarhoşum, çünkü o kadar çok kişi var içimde. - O kadar çok ki hiçbirinin bir anlamı yok. Delip içime giriyor bir yürek gibi her biri, kopup dışarı düşüyor harap bir evin çürük kapısı gibi:
Şiir
''Ah karpuzun içindeki kesmece delikanlım İstanbul Yüreğini utanarak saklıyor ve çürümüş çiçek kokuyorsun''