Mürşide

Sen ve ben için, dünyayla bir olmamız ve onun acısını gerçek zamanlı olarak paylaşmamız hem bir lanet hem de bir nimettir. Dünyaya karşı duyduğumuz bıkkınlığın kaynağı budur; dünyadan bıkmış değiliz, ama onunla birlikte tükenmiş durumdayız. Ve en yorucu şey, ufak tefek parçaların onları bir arada tutacağına inananları izlemek. Hepimiz için gelecek olanı kabul etmeyi inatla reddetmeleri omuzlarımızda ağır bir yük oluşturuyor. Onlarla konuşma ihtimali bile bizi yoruyor ve yabancı oldukları için içsel gerçekliğimizi onlara aktarmaya çalışmak, deneyimlerimizden uzaklaştıkları zaman anlamsız kalıyor. Biz, onlardan önce son zamanlara ulaştık; uzun zamandır evsiz bir halde yaşıyoruz. Biz, bu zamanlarda insanlık durumunun öncüleriyiz. Belki yeni bir yuva kuramayacak kadar yorgun değil, ama her şeyin eskisi gibi olabileceği yanılgısına kapılan diğerleriyle aynı fikirde olamayacak kadar bitkin.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Başkalarına ettiğimiz duanın kabulü bizim ehliyetimize, onların da istihkakına bağlıdır. Temiz ağızlardan çıkan dua temizlenmek isteyenler için anlamlıdır. Aleyhte dua (bed. dua) yine eden ve edilen açısından istihkak şartına bağlıdır. Allah, insanların birbirlerinin intikam aracı değildir. Ancak haklı mazlumun bedduasıyla Allah arasında perde yoktur denir: "Alma mazlumun "ah!"ını (bedduasını), çıkar aheste aheste." sözü bu tecrübeyi dile getirir.
Dua, Allah'a iş yaptırma değil; iş yapmak için Allah'tan güç talep etmektir
Dua nedir?
Halk yığınları ümitsizleştirilmiş, aciz bırakılmış, kendilerini zayıf görmüşler, isteklerini ele geçirmek konusunda yetersiz saymış lar. Çoğunlukla duanın bu tür algılanışıyla yürüye gelmişler ve Inanmislar ki dua insanın yetersizliği ve zayıflığı karşılayışı ve so rumluluktan kaçışıdır. Oysa is zorluk, sabır, iman, düşünce, di renme, karsı kovma ve tahammül elde edebilme ve bu özelliklere kavuşmak amacıyla duaya bir araç olarak bir aracı olarak ihtiyaç duyar... Çünkü dua salt insan zaafının giderilmesi değildir. Belki dua, insan gücünün takviyesi, olumlu işlerin sürdürülmesi bireyin bireysel ve toplumsal yaşamını düzenleme işidir.
Ali Şeriati
Duayı mümkün kılan zemin Allah ile insan arasında temeli insanın özgür iradesine dayanan ahlaki ilişkidir.