Müslümanların birbirleri üzerinde hem manevi ve ahlaki hakları (selamlaşmak, güven vermek, gıyabında hakkını korumak) hem de ekonomik güç nispetinde yerine getirilmesi zorunlu olan mali hakları (zekat ve infak) vardır. Gerçek bir İslam toplumu, bu iki hakkın da hakkıyla gözetilmesiyle inşa edilir
1000Kitap
Düşününce ruhlara dokunabilmek ne büyük meziyet.. Ne diyeyim Allah herkese nasip etsin...
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ey görünen ve görünmeyeni bilen, gökleri ve yeri yaratan, her şeyin Rabbi ve sahibi olan Allah’ım! Ben tanıklık ederim ki Senden başka ilâh yoktur. Nefsimin şerrinden, şeytanın ve ortaklarının şerrinden sana sığınırım. |• İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 962; İbn Ebî Şeybe, Dua, 22
Din
Ey görünen ve görünmeyeni bilen, gökleri ve yeri yaratan, her şeyin Rabbi ve sahibi olan Allah’ım! Ben tanıklık ederim ki Senden başka ilâh yoktur. Nefsimin şerrinden, şeytanın ve ortaklarının şerrinden sana sığınırım. (İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 962; İbn Ebî Şeybe, Dua, 22, No: 29265)
Alıntı
Hayırlı Sabahlar.
Allah için dost olan Şakîk-i Belhî ile İbrahim bin Edhem Hazretleri’nin, birbirlerini irşâd için yaptıkları bir gönül sohbeti esnâsında Şakîk-i Belhî Hazretleri sorar: “–Geçim hususunda ne yaparsınız?” İbrahim bin Edhem: “–Bulunca şükreder, bulamayınca sabrederiz!..” der. Şakîk-i Belhî Hazretleri: “–Bunu, Horasan’ın köpekleri de yapar!” deyince, bu defa İbrahim bin Edhem sorar: “–Ya siz ne yaparsınız?” Şakîk-i Belhî Hazretleri şu cevabı verir: “–Bulursak şükredip infâk eder, bulamadığımızda yine şükredip sabrederiz.”
Alıntı
Ebû Dâvûd'un rivayet ettiği, el-Elbânî'nin sahih kabul ettiği bir hadiste haber verildiği üzere, İbnu'd-Deylemî anlatıyor: Übey b. Ka'b radıyallahu anh'a gelerek "Kader hakkında içime bir şüphe düştü. Bu konuyla ilgili bana bir şeyler anlatsan da Allah kalbimdeki şüpheyi giderse." dedim. Übey radıyallahu anh şöyle cevap verdi: "Şayet Allah azze ve celle göktekilere ve yerdekilere azap etmek isteseydi ederdi. Bunu yaptığı için de onlara zulmetmiş olmazdı. Onlara rahmet edecek olsa Allah'ın rahmeti onların yaptıkları amellerden üstün gelir. Uhud Dağı kadar altını Allah yolunda infak edecek olsan, kadere iman etmedikçe; sana isabet edecek olan şeyin seni ıskalamayacağını, seni ıskalayacak olanın da sana isabet etmeyeceğini kabullenmedikçe Allah infakını kabul etmez. Bundan başka bir inanç üzere ölürsen cehenneme girersin."