Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
-Ah! Bu hayat, dedi.
-Nesi varmış bu hayatın?
-insana rahat vermiyor. Başını derde sokuyor. Ne olur, şöyle bir yatıp uyuyabilsem... Hiç kalkmadan...
-Yani ışıkları söndürüp karanlıkta oturmak istiyorsun! Güzel bir hayat doğrusu! Ah Ilya, birazcık olsun kafanı yorup düşünemez misin? Hayat rüzgâr gibi gelip geçiyor, sen yatıp uyumaktan söz ediyorsun. Sönmeyen bir alev olmalısın. Ah! Keşke iki, üç yüz yıl yaşayabilsem! İnsan o zaman neler yapmazdı.
Memuriyete girdiği zaman kendi kendine şöyle bir mantık yürütmüştü: "Kimse insanın karnındakini görmez ve dedikodusunu etmez, ama kalın bir saat zinciri, yeni bir ceket, parlak kunduralar herkesin diline düşer."
İnsan böyle durumlarda ya kaderine boyun eğer ve bünyesi eski düzenini bulur ya da acının ağırlığı altında ezilir ve belki bir daha belini doğrultamaz.