Bugün insanlarla konuşmanın bana neden bu kadar zor geldiğini düşünüyordum. Kendimi anlatmak, kendimden bir şeyler paylaşmak benim için çok zor maalesef. Bu durum en yakınlarım, ailem ve arkadaşlarım için de geçerli. Düşünüyorum neden kendimden bir şeyler paylaşmak istemiyorum diye. Dinlenmeyeceğim, yeteri kadar ilgi ve değer görmeyeceğimden mi korkuyorum? Söyleyeceklerim karşımdakiler tarafından önemsizmiş gibi mi hissediyorum?
Küçüklüğüm aklıma geliyor. Bir şeyleri anlatmaya başladığım zamanları hatırlamaya çalışıyorum. Aile büyüklerimin bitmeyen işleri ve tez canlı yapıları anlatacaklarımı uzun uzun dinleyecek, güvende ve anlaşılmış hissettirecek kadar zaman tanımıyordu bana. Bu yüzden sanırım çok fazla içe dönük biriyim. Kimseyi suçlamıyorum tabi ki sadece durumu analiz etmeye çalışıyorum Herkesin yaşam dersleri farklıdır.
Birilerine bir şeyleri anlatmayı geçtim, anlaşılmaya çalışma düşüncesi bile beni yoruyor. Kendimi güvenle ifade edebileceğim ortamı yakalayamamışım. Bu asosyal biri gibi göstermesin beni. Benim için ve bana dair derin ve çok önemli olmayan konularda dinlendiğim bir ortamda gayet iyi konuşurum. Paylaşırım düşüncelerimi ve sohbet ederim. Asıl bahsetmek istediğim kendime dair konuları paylaşmak ve anlatmak. Kendi içimi ve zihnimi açmak aslında. Kendimden bir şeyler paylaşırken içimdeki korku ve incinme hassasiyeti devam ediyor.
Bir de şöyle bir durum var: olaylara olan bakış açımı anlaşılır hale getirmek oldukça zor. Çünkü en basit olayların bile arkasında yatan birçok ihtimali aynı anda düşünerek bir sonuca varan bir yapım var. Bu yüzden mbti karakter analizini yaptığımda iyi hissetmiştim. İnfj karakterinin düşünme becerisi oldukça yüksekken, hızlı ifade becerisi oldukça düşük. Bunu öğrenmek beni rahatlatmıştı. Yine de kendimi ifade ederken