@Bozbey25
Öncelikle İngilizlerin ve o dönemde ülkemiz içinde bulunan , Kemalist olarak tanımlananlara karşı fetvalar saçan hacı hoca kılıklıların ve dahi padişah denilen kişinin düşman olarak lanse ettiği , düşman tanımlaması için kullandığı bölgenin ismi olan ( Kemalist Bölge ) zihniyettenim. Yani KEMALİSTİM ! İngilizlerin ve onlardan aşağı kalmayan kraldan çok kralcıların da , düşman tanımı olarak kullandığı kitlenin bir ferdi olmak onur ve şereftir.
Yanlış anlaşılmasın Elhamdülillah müslümanım, ve yalan yanlış , çarpıtmalar yapan , tarihi saptıranları gördüğümde cevap verme ihtiyacı duyuyorum. Çünkü islam`da yalan ve ria haram ve günahtır.
Ve Tebrikler. Bir anda yüzyıllık türklerin islama " BARIŞ İÇİNDE " geçiş sürecini, ne güzel anlatmışsınız. Ben eksik kalmış bölümleri de ekleyeyim. Mesela Kuteybe bin Müslim komutasındakiler , ellerinde pamuk şekerler ile, halaylar çekerek, kolbastı eşliğinde , etrafa çiçekler serperek islama davet etmişler . Türkler`de ne kadar güzel diyerek Kuteybe bin Müslim`e katılmışlar. Çünkü Kuteybe bin Müslim çiçek çocuktu :)
1 - Türkler senin anlattığın masal dünyası gibi islama geçmemiştir ! Gönül ister ki, Hz. Muhammet S.A.V zamanında olan anlayış ve hoşgörü şeklinde geçmiş olsalardı keşke . Ancak Peygamber efendimiz vefat ettikten sonra islamı işine geldiği gibi devşirenlerin hüküm sürdüğü dönemlerde, pamuk şekeri tadında anlattığın masallar yaşanmamıştır. Kaldı ki, günümüzde emevi zihniyeti devam etmektedir. İşine geldiği gibi kurandaki ayetleri devşiren, kendisine şeyh şıh gavs vb gibi sıfatlar tanımlayanlara kul olanların elbette kendi uydurduklarını güzelleyerek millete dikte etmeye ve yedirmeye çalışması normal.
2 - Gök-Tanrı inancı ile İslâmiyet arasında tek benzerlik " tek bir yaratıcının olmasıdır ". Bunun haricinde diğer hiçbir özellikte öyle masalımsı anlatımınla " ÇOK ÇABUK :) " benimsenmemiştir.
3 - İslamiyeti seçmedi Müslüman olmadı diye kimse kimseyi yargılamadı asmadı söylemlerin tamamen hamaset içerikli olduğu için , o konuya sonra geleceğim ( çünkü ana aslında konu o ) . Şu anlık 1. maddeyi bu maddeye atfediyorum. Çiçek çocuk Kuteybe bin Müslim ve emevilere yani :)
4 - İslamiyet ve Müslümanlık hakkında ahkam kesen senin gibileri aslında islamiyetten bir haber. Haberin olsa idi cehaletini bu kadar öz güven ile ortaya koymaz, Olmayan şeyleri olmuş gibi yazıp çizmezdin. Dinimizde asla bir zorlama yoktur derken evet bu kesinlikle doğru . Ancak önsöz de belirttiğim üzere, Hz. Muhammet S.A.V sonrası bu ilkeyi uygulanmamıştır ! Bu ilke kurandaki ayetten , işine geldiği gibi müslüman olanlar tarafından devşirilerek, " ümmet güçsüzken barış dinidir, gücü ele geçirince ise her şey mübahtır " a evrilmiştir. Ve şunu öncelikle kendinize şunu itiraf edin; senin dinin sana benim dinim bana demediğiniz gerçeğini .
5 - Kılık kıyafet olayını , yine islam`da olduğu gibi işine geldiği şekilde devşirerek çarpıtmış ve boş hamasetten öteye geçememişsiniz. Yıllarca iç içe yaşayan milletler birbirinin kültüründen , kılık kıyafetinden etkilenir. Ama başka ülkelerin kılık kıyafetinden ve yaşadığı zamana göre yeniliklerden etkilenirse sömürge altında oluyoruz sizin sığ fikrinize göre. Devrim denilen şey zaten karar verilerek yapılır ve bir zaman dilimi içinde uygulanır. Hatta bu yazan kişi, yaşadığı döneme ayak uydurarak sömürgesinin altında dediği ülkelerin teknolojisini kullanarak bunları ifade ediyor. Klasik safsata yazdıkların başka hiç bir şey değil. Yapılan kılık kıyafet devrimleri, döneme ayak uydurabilmek adına ve diğer ülkelere karşı aynı seviyedeyiz, bizden üstün değilsiniz , biz geri kalmış bir toplum değiliz ideolojisini kapsamaktadır. Tabi bunu fesi kutsallaştıranlara ne kadar anlatırsan anlat , mutlaka çarpıtarak içindeki cehalet kinini kusacaktır.
6 - O zaman bize sorduğuna göre cevap verelim !
Hangi Türk milleti melon şapka ve fötr şapka takıyordu da millete zorla dayatıldı ve takmayanlar cezalandırıldı? Türk kalpağına ne olmuştu?
---- Herhangi bir Türk milletinin melon yada fötr şapka takması yaşadığı döneme göre değişiklik gösterir. Bu bir argüman değildir ! Argümanının kaynağı hamaset olan birinden , ilk Türk kavimlerinde kafasına bir şey takmadığı dönemleri gözünün önüne getirerek , zamanla sonraki dönemlerde yaşadıkları zamana göre giyimlerinin çeşitlilik gösterdiğini anlamasını beklemek saçma olur. Onun için bahsettiğin olaya bir örnek olarak ta , II. Mahmut`un fesi getirdiği dönemde kendisine lanet edildiği ve dinsiz yaftasının yapıştırıldığı dönemdir. Öyle ki bu yaftayı yapıştıranlar fesi taktıktan sonra kutsallaştırmış, şapka devrimi olduğunda da, şapka devrimine dinsizler diyerek ortalıkta dolaşmıştır. Ama sizin zihniyetinize göre , tarihin belli bir yerinden cımbızlama yaparak hamaset üretmek daha cazip. Millet şapka zorla dayatıldı, şapka takmayanlar idam edildi gibi uydurduğunuz yalanların aslı astarı da yoktur ! Kendi yaptığı isyan hareketi sonucunda asılanlar için , şapkaya karşı geldi kılıfı ile uydurduğunuz hikayeler sen ve senin zihniyetindekileri bağladığı gibi, gerçeklerle de alakası yoktur ! Bunun yanında , yine cumhuriyet döneminde kraldan çok kralcılar yok mudur ? Evet vardır , ve bunlar her zaman da olacaktır ! Şapka takmadı diye ceza alan da yoktur. Şapkayı kimlerin takacağı da kanun ile belirtilmiştir ! Bahse konu dönemde , kalpak takan da vardı sarık takanda vardı ! Şayet bunları gözleri ile görmek isteyene Youtube üzerinde bir çok video var 1925 sonrası sokaklarda meydanlarda çekilen . Şapka kanunu 1925 te çıkmıştır. O yıllarda çekilen görüntülerde şapka takanlar haricinde kalpak takan , sarıklılarda vardır. Yani din alimlerini ( din alimleri dedikleriniz süzme vatan hainleri idi.) astılar, ezanımızı yasakladılar, kuranı yasakladılar , camileri ahıra çevirdiler gibi boş hezeyanlarınızı da kendi zihniyetinizde olan , tarikat ve cemaatçi tayfa içinde zikredin. Zira sorgulayan, araştıran, düşünen insanlar üzerinde bir herhangi bir etkiniz olamaz.
Neden İngilizler, Amerikalılar ve diğer Avrupa ülkelerinin giyimi benimsendi?
---- Cevabını biraz önce vermiştim , lakin yine yazayım " Yapılan kılık kıyafet devrimleri, döneme ayak uydurabilmek adına ve diğer ülkelere karşı aynı seviyedeyiz, bizden üstün değilsiniz , biz geri kalmış bir toplum değiliz ideolojisini kapsamaktadır. " Tıpkı şu anda yaşadığın dönemdeki imkanları nasıl kullanıyorsan , nasıl entegre oluyorsan aynen bu nedenden dolayı benimsendi. Diğer ülkeler ile aynı standartta yaşamak, aynı kalitede yaşamak amaç. Ama işin içine din hamaseti katan sizlerin derdinin başka olduğu herkesçe malum.
Derdiniz CUMHURİYET ve EŞİTLİK ! Molla rejimi ile , insanları güderek yönetmek ve kendi sapkınlıklarını hayata geçirme hayalini yerle bir eden LAİKLİK ( Din ve Devlet işlerinin birbirinden ayrılması )
Hani manda ve himayeciliği red etmiştik? Asla kabul etmedik?
---- Bunu yazabilmek için ne olmak gerekir bilmiyorum ama , manda ve himayeden bahsedip, kendi savunduğu sistemin manda ve himayeyi kabul etmesi gerçeği karşısında eleştirisi tam anlamı ile akıl tutulması.
Sırf kılık kıyafet ile birilerinin mandasına girdik hamasetini yapan sizler, fes örneğinde olduğu gibi fesin geldiği ülkenin de mi mandasına girmiş şekilde yaşadığınızı düşünüyorsunuz ? Ki cumhuriyet sonrası kimsenin mandasına girmedik. Bunu isteyenler sizinkilerdi . Bu konu hakkında bolca fetva var, aç oku.
Sizden ricam araştırın bakalım sömürge uygulanan devletlerde neler değiştirilir?
---- Yapılan devrimleri , karalamak için Sömürge yaftası yapmanız da bir argüman olmamakla birlikte, sömürgeye uğramayan ülkelerde dünyaya ayak uydurmak için kendini geliştirebilir. Bu bir kıstas değil. Eğer dayanak noktanız, dil ise , ozaman adama sorarlar, türklerin dilini neden değiştirdiniz diye ? Yani tarihin bir kısmından cımbızlayarak aldığınız dönemi , sanki o dönemden başka bir dönem yaşanmamış, öncesi yokmuş gibi lanse etmeniz ne kadar tutarsız olduğunuzun başka bir kanıtı.
Eğer ki bir savaş sonunda sözde barış anlaşması imzalayıp düşmanına benziyorsan onun ahlakını, örfünü, adetini, giyim kuşamını ve alfabesini (%10 a düşmesinin sebebi budur.) daha nice şeyleri benimseyip hayatına uyguluyorsan bu da yetmezmiş gibi değerleri için cephede savaşan ölümü göze alan halkına dikta ediyorsan ve uygulamayanları cezalandırıyorsan kimse kusura bakmasın burada zaferde yoktur kutlanacak bir şeyde.
---- Sözde barış anlaşması dediğiniz bu ülkenin tapusudur. İmzalamış ve razı olduğunuz , taht ve saltanat karşılığı günümüz ülke yüzölçümünün 4 te 1 i sınırlarına razı olan sizlerin , günümüz sınırlarına kavuşturan antlaşmayı eleştirme hakkı yoktur ! Hep aynı hamaset düşmana benziyorsan. Madem dünyaya ayak uydurmayı düşmana benzemek olarak algılıyorsun , seni tutan yok, tüm dünyada üretilen imkanlardan faydalanma , o dönemdeki savunduğun imkanlarla yetin düşmana benzememiş olursun. Ayrıca , Cephede savaşanlar, saltanat rejiminin ve sevr işbirlikçileri olmadıkları için sizi enterese eden bir durum yok. Sizin zihniyetiniz o dönemde medreselere , askere katılmamak için yazılanlardı unuttunuz mu ? Bu bağlamda size uygun olacak söz şu olur.
Zaferi Kazananlar Kutlar ! Siz değil !
Kutlamamanıza da ayrıca kendi adıma sevindim.
Son olarak, tarihi ;
İyi bir şair olan , ancak ücreti karşılığında itibar tetikçilik yapan Necip Fazıl dan,
Sözüm ona ,tarihçi sıfatı ile milletin karşısına utanmadan çıkan, Şah İsmail Türk değil diyerek kendini komik duruma düşüren Ahmet Şimşirgil`den,
Mahlas arkasına sığınmış başka bir yandaş çocuk hikayesi anlatıcısı Yavuz Bahadıroğlu`ndan ,
Öğrenmeye lütfen devam ediniz. Allah çarşınıza pazar versin. Yeter ki , hamasetleriniz ile gölge etmeyiniz.