benjamin, "iki öznenin karşılaşması, bir öznenin bir nesneyle karşılaşmasından nasıl farklılık gösterir?" diye sorar. sorunun yanıtı olarak ise, öznelerarası ilişki yetisinin zamanla geliştiğini ve kusursuz olmadığını, doruk noktasına ulaştığındaysa ayrı ancak eşit olan iki girişim ve deneyim merkezi olan iki özne arasındaki teması mümkün kıldığını öne sürer. benjamin'in ifadesiyle bu durum, iki zihin, "istediğin ya da hissettiğin şeyin tersini isteyip hissettiğimde bile asıl hislerimi biliyorsun" ve "hislerimizi, benim hislerimin seninkilerden ibaret olduğuna dair korkum olmadan da paylaşabiliriz" diyecek biçimde bir araya gelmesidir.
she even complained of not having enough work. this work that she’d hated when she lived with my father because it was a component of her life of suffering suddenly became an instrument of her liberation.