Betim

Betim
@innersmile
İnsanın en büyük arzusu görülmek ve duyulmak mıdır?
Puan vermedi·128 syf.··
2023 10. kitabı
Romanda, Norveç’te yaşayan, eşini, iki yaşındaki çocuğunu ve bakanlıktaki prestijli işini başka bir kadın uğruna terk edip daha küçük bir şehirde o kadının aurası etrafında yaşayan ve yerel bir işte çalışan Bjorn Hansen’in hayatı anlatılmakta. Kitap boyunca sık sık Hansen’in iç gözlemlerini, başkalarına yönelttiği gözleri ve gözlemleri okuyoruz. Kahramanımız bir anda olmasa da yavaş gelişmiş bir sürecin sonunda hayatının kontrolünün kendinde olmadığını, bu küçük şehire tesadüfler sebebiyle geldiğini fark ediyor fakat diğer şehirde ailesiyle kalmış olsaydı bile hayatının daha iyi olmayacağını, yine istediği gibi bir hayat yaşayamayacağını fark ediyor ve adına Büyük Red dediği bir projeyi hayata geçiriyor. Hansen projeyi hayata geçirdikten sonra yaptığı eylem ve bu eylemin sonuçları üzerine bolca düşünüyor. Sürekli kendini tercihler, seçimler üzerinde düşünürken buluyor. Hansen’in hayata geçirdiği bu proje dışardan bir gözle mantıksız görülse bile bu projeyi hayata geçirmesinin gerekçelerini anladığımı düşünüyorum. Kitabın isminin de -her ne kadar yazarın bu kitabının kaçıncı kitabı olduğunu belirten bir ifade olduğu söylense de- Hansen’in gerekçesine bir atıfta bulunduğunu düşünüyorum. Yani herhangi bir kitabına değil de bu kitabına kaçıncı romanının olduğunun ismini vermesi boşuna değil. Ben Hansen’in bu projeyi “Madem bu yaşa kadar başkalarının yönettiği bir senaryo içinde yaşadım, yaşamımın bundan sonrasını ise kendi yazdığım senaryoya göre yaşayacağım.” diye düşünerek oluşturduğunu varsayıyorum. Kitap oldukça karamsar bakış açısına ve ağır ilerleyen bir tempoya sahip. Yer yer okurken sıkılsam da kitabın bu ağır, karamsar yapısını, kahramanın hayata, seçimlere, başkalarına dair gözlemlerini okumayı oldukça sevdim.
On Birinci Roman, On Sekizinci KitapDag Solstad · Yapı Kredi Yayınları · 2022751 okunma
Betim
On Birinci Roman, On Sekizinci Kitap Ben sevdim. Bu kitap yazarın okuduğum 3. kitabı. İlk T. Singer ile başladım. Sonrasında Mahcubiyet ve Haysiyet'i çok sevdim. Orda da bahsi geçen Ibsen ve Yaban Ördeğini bu kitapta da görmek hoş bir süpriz bir okur için bence.. Yazarın iki kitabını okumuş olmam bu kitabında beni neyin beklediği konusunda bir ön hazırlık oldu.Yazarı ilk kez bu kitapla tanıyanlar için sıkıcı gelebilir. Ancak duygu durum anlatımı, karakterin düşüncelerini anlatışı, diyalogsuz geçen baştan sona tek bölüm bir kitabı okumak sakın korkutucu gelmesin :) zira çok keyifli
Reklam
Herkesin Okuduğu O Kitap!
8/10
·184 syf.··
2022 73. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2022 12:57
Bu kitap yorumunu Instagram'daki "alintilarlayasiyorum" profilimde de okuyabilirsiniz: instagram.com/p/CkSy3Jstfze "Ne, hâlâ Şeker Portakalı'nı okumadın mı?! Sana inanmıyorum!" diyenler için müjde... Bu zamana kadar okumadığım için utandığım bu kitabı sonunda okudum! Bu incelemenin altına yazılan her yoruma karşılık olarak çocuklar ve gençlerin yaşlarına uygun ve kendilerini geliştirebileceği harika kitaplar önerdim. O yüzden kitap önerisi alabilmek için yorumları inceleyebilirsiniz. Siz ilk olarak okumaya nasıl başladınız? Mesela ben bu kitabın yazarı José Mauro de Vasconcelos gibi okumaya kendi kendime başladım. Okumak derken ise alfabe ya da ana dili öğrenmekten bahsetmiyorum. Gerçek anlamda içinden gelerek kitap okumayı ve onları içselleştirebilmeyi kastediyorum. Ailemden kimse kitap okumazdı, hâlâ da okumuyorlar zaten. O yüzden aileleri okuyan insanlardan oluşan çocukları hep kıskanmışımdır. Kitapla büyüyen, hayatı okumak ve sorgulamaktan ibaret olan insanlardı bunlar benim için. Kendi içimde ise her zaman bir yönüm eksik kaldı. Fiziksel ve maddi ihtiyaçlarım bir şekilde karşılanıyordu Zeze gibi, fakat ya duygusal ve manevi ihtiyaçlar? Bence her insanın kendisine özgü ve sürekli olarak konuştuğu bir şeker portakalı fidanı vardır. Şunu da itiraf ediyorum, ben diğer insanlarla yaptığım konuşmalardan çok kendi kendimle konuşuyorum. Esas deliliğin ise insanın kendi kendisiyle konuşmaması olduğunu düşünüyorum. O yüzden her insanın kendi içinde hayali bir Minguinho'sunun olması gerek... Ayrıca hadi kabul edin, büyüdükçe gerçek hayatı öğreniyoruz. Yalnızlaşıyoruz. Bilinçlendikçe Zeze'nin sahip olduğu masumiyeti kaybediyoruz. Zeze'nin yumuşak yüreği ise zamanla bu hayat içerisinde sertleşerek saflığını kaybediyor. Zaten bu büyüme aşamasının sancılarını da serinin 2.
Edebiyat
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275bin okunma
Betim
Ben 11 yaşına kadar tek çocuk olarak büyüdüm annem babam çalışıyordu ve evde hep yalnız kalırdım.. Evde annemin aldığı bir kitap seti vardı (zannediyorum görüntüsü şık olduğu için alınmıştı), e yayınları, dışı kumaş kaplı, toprak rengi.. Yalnız bir çocuk olarak kendime ait kitaplar bitince bunları karıştırırdım.. Şeker portakalı da bu kitapların arasındaki diğerlerine göre daha ince olduğu için (içlerinde "ilk çember"," baba" gibi kalın kitaplar vardı) elime aldığım ve defalarca okuyup her seferinde istinasız ağladığım kitaptı.. Özellikle yetişkinlikte tekrar okumadım, devamı olanları da okumak istemedim.. Çocukluğuma ait anısı aynı kalsın istedim..