Okumak sistematik bir iştir. Rastgele, sağdan soldan okumak elbette bir okuma zevki verir ama zevk verdiğiyle kalır; bilgi haznenize pek bir şey eklemez. Tarihi, edebiyat tarihini, sanat tarihini, mimariyi kaynaklardan, mümkün olduğunca çapraz okumalar da yaparak öğrenmek gerekir.
İnsana inmek… Aslında çok büyük bir entelektüel olan, çok şey bilen, çok iyi eğitim gören Tolstoy veya Turgenyev niçin bir Dostoyevski derecesinde ilgi uyandırmıyor dünyada? Dostoyevski, insanın ruhuna çok daha yakındır. “Tolstoy Rus’tur, Dostoyevski insandır.”
Tolstoylar, Rusya tarihinde çar ailesi Romanovlardan da eskidir, tarihlerde daha önce geçerler. Devlet adamları, generaller ve yazarlar çıkarmış bereketli bir ailedir. En önemli mensubu da bahsimize konu olan dev yazardır. Tolstoy’un girip çıkmadığı çevre kalmamıştır. Petersburg ve Moskova’da sarayları da salonları da ziyadesiyle görmüştür. Savaşlara da katılmıştır. Aristokrattır ama kendi sınıfının üyeleri arasında pek birini sevdiği söylenemez.
Asri zamanlar insanı tarihsizleştirdi. İnsan belleği hiçbir zamanda olmadığı kadar unutuşla sakatlandı.; Dirilerin ölülerle birlikte yaşadığı şehirler zaman şuurundan ve gönül coğrafyalarından silindi. Müslüman saati tekledi.