Psikolog ve Doktor olan iki arkadaşın mezuniyet gecesinde, Yahudi doktorun seminer için gittiği Venezuelada yaşadığı kaçırılma girişiminin soykırım dönemi yaşadığı acılarını, vicdan azaplarını tekrar gün yüzüne çıkarmasını ve bunu psikolog olan arkadaşına dökmesini konu alıyor.
Bu kitabı okurken aklımın almadığı konu dünün mazlumları dediğimiz Yahudiler'in bu kadar acı, yoksulluk ve ölüm yaşadıktan sonra nasıl olur da aynı acı, yoksulluk ve ölümleri başka bir ırka yaşatmak konusunda tereddüt etmedikleri. Nasıl olur da bu acıyı yaşayanların empati duyguları bu kadar körelmiş oluyor. Nasıl olur da bir şehre bombalar yağarken, nice çocukların geleceği kararırken kendi güvenli şehirlerinde sevinç çığlıkları atıyorlar.
Bu acıları yaşamak insanı daha hassas hale getirmesi gerekirken nasıl oluyorda bu kadar zalimleşebiliyorlar. Bir türlü aklım almıyor.