İğrenç olan ve kirli olarak değerlendirilen, beden dışına atılması gerekendir. "Beden'' var olmak için içine almalı, devinmeli, bozmalı ve dışarı atmalıdır. Ancak, kendisi olabilmesi içinse, tüm bunlardan iğrenmeli ve kirli addetmelidir.
İğrenmenin kendisine yöneldiği nesneye veya düşünceye gösterilen tepkiye, kişinin ya da toplumun kendi bütünlüklü yapısını bozabileceği (çürütebileceği) endişesi ile duyduğu korku da eşlik eder. Korkular içerisinde, en çaresiz olunan ölüm (ve cesedin çürümesi) fiziksel varlığımızın, duyumsadığımız bedenimizin sonlu yazgısının dehşetli bir biçimde hatırlatılmasıdır.
Kendisiyle ilgili kısıtlamaları içselleştirerek, kendini ezilme, aşağılanma ve başkalaştırılma oyununun bir parçası olarak gören kişi, kendisini ötekileştirenleri de güçlü kılmaktadır.