Kirlilik Kavramı ve Aleviliğin Asimilasyonu

·
Okunma
·
Beğeni
·
279
Gösterim
Adı:
Kirlilik Kavramı ve Aleviliğin Asimilasyonu
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755396033
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Bireysel ve grupsal davranışlar hem kendimizi hem de karşımızdakileri tanımlamada tayin edici bir rol oynarken, kültürel bir kimlik olarak Alevilik toplumsal ilişkilerde farklı yaklaşımlara muhatap olmaktadır.Bunun parçası olan önyargılar, siyasi tartışmalardan önce günlük hayatın sıradan ayrıntılarında inşa edilir. Kendini yüceltmek ama buna karşın başkalarını kusurlarla tanımlamak bu inşanın sorunlu ve aynı zamanda parçalayıcı özelliklerinden biridir. Alevilik de bu negatif inşa yönteminin acılarını ve dışlanmışlığını fazlasıyla yaşar.Bu bağlamda Aleviliğin ötekileştirilmesinde “kirlilik” ve “itibarsız­laştırma” özel bir işleve sahiptir.Biz ve ötekiler, doğrular ve yanlışlar, temizler ve kirliler ayırımı, hepsi bu düzlemde yaralayıcı ikilikler olarak açığa çıkmaktadır. Egemen Sünni söylemin Alevilik üzerindeki ötekileştirici dili bu yarayı süreklileştiren unsurlar taşır.Bu konuları ele alan ve Alevilik kimliğine farklı bir yaklaşım sunan bu kitapta Mevlüt Özben meseleye yeni bir boyut getirmekte ve önemli bir boşluğu doldurmaktadır.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Yahudilerde etli ve sütlü yemekler için neden ayrı yemek takımlarının kullanıldığını Hatta aynı masada dahi bu yemeklerin birlikte yenmediğini rahatlıkla anlamış oluruz. Hayvanın eti ve sütü aynı nitelikte ürünler değildir; et ölmüş bir hayvandan gelirken, süt yaşayan hayvanın bebeğini beslenen besindir ve en önemlisi sembolik olarak et anneyi süt ise bebeği temsil eder. Bu anlamda, ensest yasağının da bir sonucu olacak şekilde, etli ve sütlü bir arada tüketilmez.
Pek çok duygu başkalarıyla etkileşime girmek yoluyla toplumsal bir bağlam içerisinde üretilir. Bu bağlamda duygular, toplumsal ve kültürel süreçler yoluyla biçimlendirilen, duyumsanan ve yorumlanan olgulardır.
Yukarıda da ifade etmeye çalıştığımız gibi dışarı atılan bedensel atıklar ve salgılar çürümüşlüğün ve kokuşmuşluğun göstergesi olarak kovulduğu bedeni değil, yöneldiği şeyi de iğrenilenin bir parçası yapar ve kirletir.
Kendi hayatımıza değer verme yeteneğine sahip bir varlık (kişi) olmanın bir gereği olarak bizim gibi olmayanların hayatına değer vermemekle yaşama ahlaksal bir değer kazandırma şansını da yitiriveririz. Oysa insan olarak ortaklaşa sahip olduğumuz şey, referanslarımız farklı olsa da kendi hayatımıza ve başkalarının hayatına değer verebilme kapasitemizdir.
Kirliliğin bir söylem pratiği olarak, yaşam deneyimlerinden çıkarılan biyolojik bir değere dönüştürülmesi üzerinden tanımlamak istediğimiz Alevi bedeni, kendisini kuran talepleri dolayımında baskın bir biçimde ahlaki iken, kendisini tanımlayan dışsal söylemlerin bir bileşkesi olarak kültürel ve siyasi bir bedendir.
Sosyal psikologlar, bize benzemeyenler karşısında duyulan tiksinti, antipati ve korkuya çocuklarda rastlanmadığını ortaya koymuşlardır. Buradan şu sonuç çıkıyor: Bize benzemeyenlere karşı duyduğumuz tiksinti, antipati veya korku, toplumsallaşma süreci ile edinmiş olduğumuz ve sosyal etkileşim süreçleri ile yeniden şekil verdiğimiz bir tepkidir.
Pek çok çeşitlilik içerisinde bedenlerine zincirlenen insanlar, hakim söylem pratiklerinin verili bir kültürü içerisindeki etkili gücü karşısında, kendilerini, kendilerinden kurtulma gücünü reddederken bulabiliyorlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kirlilik Kavramı ve Aleviliğin Asimilasyonu
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755396033
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Bireysel ve grupsal davranışlar hem kendimizi hem de karşımızdakileri tanımlamada tayin edici bir rol oynarken, kültürel bir kimlik olarak Alevilik toplumsal ilişkilerde farklı yaklaşımlara muhatap olmaktadır.Bunun parçası olan önyargılar, siyasi tartışmalardan önce günlük hayatın sıradan ayrıntılarında inşa edilir. Kendini yüceltmek ama buna karşın başkalarını kusurlarla tanımlamak bu inşanın sorunlu ve aynı zamanda parçalayıcı özelliklerinden biridir. Alevilik de bu negatif inşa yönteminin acılarını ve dışlanmışlığını fazlasıyla yaşar.Bu bağlamda Aleviliğin ötekileştirilmesinde “kirlilik” ve “itibarsız­laştırma” özel bir işleve sahiptir.Biz ve ötekiler, doğrular ve yanlışlar, temizler ve kirliler ayırımı, hepsi bu düzlemde yaralayıcı ikilikler olarak açığa çıkmaktadır. Egemen Sünni söylemin Alevilik üzerindeki ötekileştirici dili bu yarayı süreklileştiren unsurlar taşır.Bu konuları ele alan ve Alevilik kimliğine farklı bir yaklaşım sunan bu kitapta Mevlüt Özben meseleye yeni bir boyut getirmekte ve önemli bir boşluğu doldurmaktadır.

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • KÜBRA ÇEREZCİ
  • Enes Yüksel
  • A.
  • Dilek
  • Elifffff
  • Alperen Gedikoğlu
  • Muhammed
  • Çaça
  • Aimée
  • Ce-mâ

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0