Yapay Kutsallıklar (Postmodern Dönemde Kutsallıkların Ölümcül Sıçrayışı)

·
Okunma
·
Beğeni
·
282
Gösterim
Adı:
Yapay Kutsallıklar
Alt başlık:
Postmodern Dönemde Kutsallıkların Ölümcül Sıçrayışı
Baskı tarihi:
Mart 2015
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054627943
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siyasal Kitabevi
Aydınlanma Çağı'ndan itibaren, birçok düşünür, modern bilimdeki gelişmelerin ve Sanayi Devrimi'nin de etkisiyle dinin insan ve toplum üzerindeki etkisinin azalacağını, dinsel düşüncenin yerini daha rasyonel ve seküler bir anlayışa bırakacağını öne sürmüştür. 19. yüzyılda Nietzsche, Tanrı'nın öldüğünü ilan etmiş, 20. yüzyılda ise kimi düşünürler tarih vererek, 2000 yılına kadar dinlerin ortadan kalkacağını ileri sürmüşlerdir.

20. yüzyılın son çeyreğinden itibaren ise kimi sosyologlar, bu sekülerleşme savının doğru olmadığını, modern dünyanın geleneksel dünyadan daha az dindar olmadığını, dinin etkisini kaybetmesi diye adlandırılan durumun sekülerleşmeden ziyade kurumsallaşmış dinden kaçış olduğunu ve kutsal olanın, kovulduğu dünyaya nihayet geri döndüğünü, dinin yeniden canlandığını dile getirmeye başlamışlardır.

Dr. Mevlüt Özben, Yapay Kutsallıklar: Postmodern Dönemde Kutsallıkların Ölümcül Sıçrayışı başlığını taşıyan bu çalışmasında, 20. yüzyılın son çeyreğinde "kutsalın dönüşü" ya da "dinin yükselişi" diye adlandırılan iddiayı sorguluyor. Kutsallıkların kavranışı ve yaşama dahil edilişi konusunda modern dünya ile geleneksel dünya arasında önemli bir kopuşun yaşandığını saptıyor ve bu kopuşu, kırılmayı açıklamak için ?i?ek'ten ödünç aldığı paralaks kavramını devreye sokuyor. Modernlikten önceki toplumların dünyevi olanı kutsallaştırdıklarını, buna karşın modern toplumların ise kutsal olanı dünyevi hale getirdiklerini, böylece "yapay kutsallıklar" ürettiklerini ve kutsallıklar değişmiyorsa bile kutsallıkları kavrayış biçimimizin değiştiğini ileri sürüyor.
(Tanıtım Bülteninden)
296 syf.
Temelde Sosyoloji bilimi, bildiğimiz bazı şeylerin "aslında öyle olmadığını" göstermeye çalışır. Ardında yatan sebepleri, motivasyonları, tetikleyicileri ortaya dökmeye çalışır.
Çünkü doğru diye kabul ettiğimiz, "doğası bu" dediğimiz, hep "öyle olduğuna" inandığımız bir çok şey; aslında öyle değildir.
Bu kitapta da din olgusuna bu bakış açısı ile yaklaşılıyor.

Kimi düşünürler, sosyologlar, filozoflar, antropologlar yani bilim insanları dinin insan hayatındaki etkisinin zamana bağlı olarak azalacağını, bu olgunun bir süre sonra kendini tasfiye edeceğini söylemişlerdir. Öyle ya, artık inandığımız, tırnak içinde "taptığımız" bir çok şeye sahibiz; modern toplumda.
Bu, yani bu son cümle, bir sosyolog için tam da üzerine basılması gereken bir yerdir, ki yazar da bu kitapta bunu yapmıştır.
Neşteri eline almış, bir çoğunun hemfikir olduğu bu konuyu boydan boya yarmıştır.
Ve içinden, kimselerin beklemediği bir şey çıkmıştır!
Din, öyle "sanıldığı", "inanıldığı", "hesaplanıldığı", "öngörüldüğü" gibi kendini tasfiye filan etmemektedir. Aksine, içinde yaşadığımız şu zamanda, oldukça güçlü, köklü, baskın bir şekilde hala varlığını korumaktadır.

Bu kitabı okumak, açık kalp ameliyatını izlemek gibidir. Şaşkınlık, dehşet, yer yer endişe ile...

Dili sade, üslubu akıcı, okunması kolay bir eser. Okunması kolay fakat anlaması, hazmetmesi, kabullenmesi zaman istiyor. Bittiği vakit kapağını kapatıp, kenara koyabileceğiniz bir eser değil. Dönüp dönüp bakacağınız, açıp açıp yeniden okuyacağınız bir eser.
Ve öyle ki, okuduktan sonra herkese okutmak istediğiniz bir eser!
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yapay Kutsallıklar
Alt başlık:
Postmodern Dönemde Kutsallıkların Ölümcül Sıçrayışı
Baskı tarihi:
Mart 2015
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054627943
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siyasal Kitabevi
Aydınlanma Çağı'ndan itibaren, birçok düşünür, modern bilimdeki gelişmelerin ve Sanayi Devrimi'nin de etkisiyle dinin insan ve toplum üzerindeki etkisinin azalacağını, dinsel düşüncenin yerini daha rasyonel ve seküler bir anlayışa bırakacağını öne sürmüştür. 19. yüzyılda Nietzsche, Tanrı'nın öldüğünü ilan etmiş, 20. yüzyılda ise kimi düşünürler tarih vererek, 2000 yılına kadar dinlerin ortadan kalkacağını ileri sürmüşlerdir.

20. yüzyılın son çeyreğinden itibaren ise kimi sosyologlar, bu sekülerleşme savının doğru olmadığını, modern dünyanın geleneksel dünyadan daha az dindar olmadığını, dinin etkisini kaybetmesi diye adlandırılan durumun sekülerleşmeden ziyade kurumsallaşmış dinden kaçış olduğunu ve kutsal olanın, kovulduğu dünyaya nihayet geri döndüğünü, dinin yeniden canlandığını dile getirmeye başlamışlardır.

Dr. Mevlüt Özben, Yapay Kutsallıklar: Postmodern Dönemde Kutsallıkların Ölümcül Sıçrayışı başlığını taşıyan bu çalışmasında, 20. yüzyılın son çeyreğinde "kutsalın dönüşü" ya da "dinin yükselişi" diye adlandırılan iddiayı sorguluyor. Kutsallıkların kavranışı ve yaşama dahil edilişi konusunda modern dünya ile geleneksel dünya arasında önemli bir kopuşun yaşandığını saptıyor ve bu kopuşu, kırılmayı açıklamak için ?i?ek'ten ödünç aldığı paralaks kavramını devreye sokuyor. Modernlikten önceki toplumların dünyevi olanı kutsallaştırdıklarını, buna karşın modern toplumların ise kutsal olanı dünyevi hale getirdiklerini, böylece "yapay kutsallıklar" ürettiklerini ve kutsallıklar değişmiyorsa bile kutsallıkları kavrayış biçimimizin değiştiğini ileri sürüyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 13 okur

  • KÜBRA ÇEREZCİ
  • Merve Kılıç
  • Notus Gladyus
  • A.
  • Rukiye Bağ
  • Dilek
  • Elifffff
  • Hilal yıldırım
  • Alperen Gedikoğlu
  • Hilal yıldırım

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (1)
9
%75 (3)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0