Fenomenolojik sosyolojinin önde gelen bir temsilcisi olarak Peter L. Berger’ in bu kitabı, onun din sosyolojisindeki önemini, eserlerini, temel düşüncesini ve metodolojisini anlatan bir giriş bölümünden sonra sistematik ve tarihi unsurlar olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında Berger’ in bütün eserlerinin bilgisine yer verilirken onun özellikle din, din ve toplum düşüncesini anlamamız için Dinin Sosyal Gerçekliği ve Melekler Hakkında Söylenti kitaplarının bilgisi geniş yer tutmaktadır. Sistematik unsurlar olarak isimlendirilen birinci bölümde, din ve dünya kurma, din ve dünya koruma, ilahi adalet ( teodise) sorunu, din ve yabancılaşma konuları üzerinde durulmaktadır. Tarihi unsurlarda ise dünyevileşme, dünyevileşmenin makuliyet ve meşruiyet sorunları işlenmiştir.
Din ve dünya kurma isimli birinci bölümde Berger, insan topluluklarının dünya kurma girişimlerinde dinin yerini, toplumun insanla – insanın toplumla olan diyalektik ilişkisini anlatır. Ona göre toplum bir insan ürünüdür. İnsandan ayrı bir sosyal gerçeklik olamaz. Ancak insanda bir toplum ürünüdür. Her bireysel öz yaşamöyküsü, hem kendinden önce var olan, hem de ondan sonra var olmaya devam edecek olan toplumun tarihi içerisinde bir sayfa veya perdedir. ( s.52) Buna göre toplumun insanın ürünü olması, insanın da toplumun bir ürünü olması diyalektik bir nitelik yansıtır. Berger’ e göre bu diyalektik süreç dışsallaşma, nesneleşme ve içselleşme olmak üzere üç adımda gerçekleşir.
Dışsallaşma insanın biyolojik dünyasından sıyrılıp beşeri bir dünya inşa etmesini ifade eder. Burada toplumu yaratan insandır, çünkü insan dünyaya karşı verili bir ilişki modeline sahip değildir. Ancak kendisini içine yerleştireceği bir yapıya sahip olmak zorundadır. Berger’ e göre bu yapı kültürdür. Her ne kadar