İnsanlar hayatlarını iş, ev (televizyon) ve alisveris üçgeninde geçirirken; durup düşünmeyi, kendi içine bakabilmeyi, sevdigi bir insanin yüzünü seyretmeyi unutuyor. Ânin icine gömülmeyi, teknolojik zırıltıdan kaçıp saklanarak kendimizle baş başa kalmayı, bir ekran karşısında olmaksizin zamanı tecrübe edebilmeyi ve hatta bir sofra etrafinda uzun sohbetler yapmayı giderek unutuyoruz.
Hız uyuşturuyor. Artık her yerde ve hiçbir yerdeyiz. Orada ama buradayız. Dostumuzla sohbetteyiz ama telefonun ve sohbet ağının ucundayız. Aslında bütün varlığımızla bir yerde değiliz parça parça orada ve buradayız
Özür dilemek, utanmak, pişman olmak gibi meziyetler de var insan için. Erdemli, ahlaklı olmanın yolu hep kazanmaktan degil, bazen bile
isteye kaybetmeye razı gelmekten geçer