O kalbimin hesabı değil, fikrimin hesabı! Hani ya şu kalpten gelen şeylerin gittigi beyinde tartıldıktan ve incelendikten sonra ortaya çıkan şey! Ben dogrudan dogruya kalbimden gelen heves ve arzunun zorlamasiyla hareket etmem. O zorlamaya hiç yüz vermem. Onu beynimin hükmüne birakirim. İşte orada kabul edilen ve beğenilen şeyle hareket ederim. Uygun ve elverisli görülmeyeni yine geldiği yere, yani kalbime iade ederim. Onların geldikleri yere tıkmaya çalışıp bastırıyorum. Ama kalbim bundan ezilecekmis. Ne sakıncası var? Sonra da onun acılarını, sızlamalarını çekerim!