• Entelektüel okuyan, sıkı araştıran, sürekli sorgulayan, bunların etkisiyle de kaliteli eserler üreten; bu süreçleri bir yaşam biçimi, bir yöntem haline getirebilen kişidir. Komplekslerinden büyük ölçüde arınmış, kendinden çok daha usta olanların değerini bilip, saygı gösterme erdemine sahiptir. Bu özelliği nedeniyle Dede Korkut'tan, Homoros'a, Yunus'tan Nazım'a, Karacaoğlan'dan Neruda'ya, Gılgamış Destanı'ndan Binbir Gece Masalları'na, Cervantes'ten Yaşar Kemal'e, İnti İllimani'den Livaneli'ye evrensel kalitede olan her birikime sahip çıkar.

    "Entel" bence bu halkın bulduğu müthiş bir kavramdır. Hiç bir şeyi içselleştirme yeteneği taşımayan bir "aydın"(!) türünü ifade eder; tam. karşılığı bence yarım aydındır. Siyasette de, sanatta da, edebiyatta da, müzikte de çok farklı yöntemleriyle entelektüllerden apayrı duruşuyla hemen dikkat çeker. Entel kesim de çoğunlukla sanat ve edebiyatla uğraşır. Ancak yöntemi derinliğine değil, yüzeysel araştırmadır. Kullandığı kriterler evrensel, tüm zamanlar için geçerli olmayıp kişiseldir. "Ben bundan gıcık aldım", öff! ne kadar karmaşık bir teknik, kim uğraşacak bununla yav!", "yüz yıllardır bu eserde ne bulup da baş tacı ederler, anlayabilmiş değim?!", "bu ağdalı diliyle bir de Nobel vermişler!", "aman aman ben sıkıntıya gelemem, sanat dediğin çok basit olacak, Himalaya'nın en yüksek köyünde elekrikle tanışmamış 90 yaşındaki bir köylü bile anlayabilmeli" Nazım'ı gözünüzde büyütmeyin* Yaşar Kemal mi, o ağdalı diliyle nasıl bu kadar ödül vermişler ona, herif köylü! zaten karısı olmasaydı görürdü boyunnun ölçüsünü" Tolstoy da kimmiş, ne anlar romandan! karısı bu işleri uzmanıdır" Livaneli kim müzik, edebiyat kim? dünya kadar da ödül vermişler dangalaklar. Bir de yetmezmiş gibi kitapları bazı ülkelerin üniversitelerinde ders kitabı olarak okutuluyormuş!!!" Yunus Emre gibi bir yobazda ne bulurlar ki?" ya şu Marquez gibilere ne demeli; yüz sene yaşasam Yüzyıllık Yalnızlık'ı okumam da,sevmem de... pehhh, bir de Nobel'li!?"

    Entelektüel hep daha iyisini üretip, insan soyu var oldukça okunup, dinlenecek, seyredilecek eserler üretmeyi hedeflerken, entelin en iyi yaptığı iş, bu üretimi yapanları kıskanıp, onu değersizleştirmeye, kendi değersizliğini örtmeye çalışmaktır.

    Yarım hoca dinden imandan, yarım aydın sanattan edebiyattan eder insanı.

    Entelektüellerin kıymetini iyi bilelim.
    Entellerden uzak duralım.
  • İlk icat edilen enstrümanı düşlüyorum, mesela ilk çıkan notayı... Neşeni mi haykırıyordun, hüznünü mü aktarıyordun, peşin sıra kahkaha mı atıyordun yoksa notalarına bastıkça içine mi ağlıyordun. Neydi seni bu tür icatlara iten... Neyi anlatmak istiyordun etrafındakilere, bir haksızlık mı görmüştün, yoksa iyilikleri ve cömertlikleri mi övüyordun.

    https://www.youtube.com/watch?v=6TvCfFvPdWs

    Müzik : Inti-illimani