Bir hançer nasıl yırta yırta, nasıl zehirli elleriyle ite parçalaya, sert sert vücuda girerse, düşünceler de kalbimi ve ruhumu öyle acı acı yakıp kavurarak varlığımda yankılanıyor, her defasında zehri, ateşi çoğaltıyor. Çünkü her defasında, başlangıçta dikkatten nasıl uzak kalmış, yeni bir teferruat canlanıyor.
Aşkı sadece tensel hazlarda arayıp bulan bu adamla, ilk hamlede kalbinin derin elyaflarına kadar kendinden geçerek teslim olma tabiatında yaratılmış olan benim, bu kadar ince ve nazik bir noktada birleşemeyeceğimiz çok açıktı.
Parasız mahluklar insan sayılmıyor. Hâlbuki parayı kazanmak için insanlıktan ne feda etmek lazım, değil mi? Bütün namus, soyluluk, şeref, hep paraya feda ediliyor. Kadınlar namuslarını, erkekler şereflerini hep para için çamura atıyorlar.