Enes

Enes
@introvertsense
(Evli) --- Seni yok sayacaklar, sen daha çok var olacaksın.
Müslümanın giyim şuuru
Allah'a saygılı olanlar elbisenin ayıpları ve örtülmesi emredilen yerleri kapatmanın aracı olduğunu bilirler. Güzelce giyinmenin göze ve gönle hoş gelmeyen çirkinliklerden, maddi manevi hastalıklardan insanı koruduğunu, düşmandan sakınmanın, kötü bakışlara hedef olmaktan kurtulmanın vasıtası olduğunu da idrak ederler. Onlar, giyinip kapanmanın şehvetin uyanmasını veya nefretin ayaklanmasını önlediğini düşünme gücüne sahiptirler. Bütün ilahi dinler bu hedefleri gerçekleştirmek için inananlara örtünmeyi emreder. Peygamberleri ve onlarla birlikte dinleri insanlara gönderen Cenâb-ı Hak, elbiseyi kibrin, gururun, şehvetin ve servetin, başkalanna üstünlük taslamanın vasıtası olarak kullanmayı da ayıplar ve yasaklar. Anılan yanlışlara düşmemek ise takva ehli iyi bir mü'min olmak sayesinde gerçekleşebilir. İşte bu sebeple, âyet-i kerimede vücudumuza giymemiz gereken elbise ile kalbimize giydirmemiz gereken takvå elbisesi bir arada anılmıştır.
Sayfa 340·Kitabı okudu
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hz. Ömer (r.a.), bir defasında: "Ey müslümanlar! Doğru yolda olduğuma inandığınız sürece beni destekleyin, doğruluktan saptığım zaman ikaz edin" deyince, mescidin arka saflarından bir genç: "Seni kılıçla düzeltiriz" diye seslendi.
Sayfa 74·Kitabı okudu
Ikinci Halife Hz. Ömer (r.a.), toplumu ilgilendiren konularda daima Müslümanların görüşünü de alırdı. "İstişare etmeden uygulamaya konulan konular, başarısızlığa mahkumdur" sözü onundur. Hz. Ömer, istişare konusunda şöyle bir yöntem izlerdi: Önce Müslümanlarin çoğunluğunun fikirlerini yoklar, sonra Kureyş'in, daha sonra da sahabelerin görüşlerini alırdı. Onun bu davranışı, halkın kendi işlerini de aralarında görüşerek yapmalarının yolunu açmıştır. Böylece önemli işleri geniş çapta bir istişare geleneği oluşmuştu. Halkın her kesiminden insan, fikirlerini söyleme fırsatı buluyordu. Bu görüş alış verişi, kademe kademe toplumun en aklı başında, bilgili ve yaşlılarına kadar yükselirdi.
Sayfa 74·Kitabı okudu
Hazreti Ebu Eyyub Radıyallahu Anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a bir adam gelerek: "Ey Allah'ın Resulü! Bana (dini) öğret ve fakat çok özlü olsun!" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm: "Namazına kalktığın vakit (dünyaya) veda edenin (namazı gibi) namaz kıl. Sonradan (pişman olup) özür dileyeceğin söz söyleme. İnsanların elinde bulunan (dünyalık şeylerden) ümidini kesmeye azmet!" buyurdular." Kaynak : İbnu Mace Sünen (4171)
Din
İlk halife Hz. Ebu Bekir (r.a.)'in, halife seçilince okuduğu hutbede geçen şu cümleler açık toplum anlayışının örneği sayılmalıdır: "...Allah'a ve Resulü'ne itaat ettiğim sürece bana itaat edin; bu itaatten ayrılırsam sizin de bana itaatiniz gerekmez." Bu sözler, Müslümanların, yani yönetile rin yöneticiler üzerindeki denetim hakkını ve özgürlüğünü dile getirmektedir.
Sayfa 74·Kitabı okudu