Peygamberimizden Hayat Ölçüleri

Riyazü's Salihin 4. Cilt

İmam Nevevi
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·597 syf.··
Beğendi
·
2020 30. kitabı
·
267 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2020 22:05
Bu sevda Allah'ın izniyle kabirde son bulur. Resulüne iman eden okumalı okutmalı. Bana göre bu çağın cihadı hadis okuyup amel etmektir. Kitap alacaksak önceliğimiz bu mübarek eser olmalı.
Riyazü's Salihin 4. Ciltİmam Nevevi · Erkam Yayınları · 2010561 okunma
10/10
·597 syf.·
2025 54. kitabı
Bir cilt daha bitti Elhamdülillah. Bu cilt boyunca okuduğum bazı konular şunlardı: Yöneticilik Misafire ikram ve misafirperverlik Yeme-içme adabı Selamlaşma ve tokalaşma İyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak Seyahat Sosyal ilişkilerde güzel ahlâk Cihad ..... Öğrendiklerim ise bunlardan çok daha fazla. Hadislere böylesine dalınca sanki Efendimiz zamanına, Onun meclisine ışınlanıyor insan. Yer yer nefsim zorlandı, zaman zaman ağladım, güldüm, ümitlendim, korktum, imrendim... Bir sonraki cildin hakkını daha iyi vermek duasıyla da bitirdim. Başta Ashab ve Nevevi'den ve (bu basım gerçekten çok başarılı) emeği geçen herkesten Allah razı olsun.
Riyazü's Salihin 4. Ciltİmam Nevevi · Erkam Yayınları · 2010561 okunma
“Sünnet, herkes için kurtuluş vesilesidir.”
10/10
·736 syf.··
Beğendi
·
2024 44. kitabı
·
85 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2024 12:34
Riyazüs salihin 4. ciltte daha çok adabı muaşeret konularına değinilmiştir. Yemek yeme, giyinme, uyku, selam verme, hasta ziyaretinin adaplarından, ölüm ve cenaze ile ilgili hususlardan bahsedilmiştir. Rabbim bize öyle güzel bir din bahşetmiş ki hayatın tüm alanına ayet ve hadisler ışık olmakta başka kişisel gelişim kitaplarına, kaynaklarına ihtiyaç duyulmamaktadır. Elhamdülillah.
Din İslam
Riyazü's Salihin 4. Ciltİmam Nevevi · Erkam Yayınları · 2010561 okunma
Puan vermedi·597 syf.··
2022 6. kitabı
* Bir mü’min diğer mümin kardeşinin yardımına koştuğu sürece Allah Teala da ona yardım eder ve sıkıntılarını ortadan kaldırır. * Sahabiler çocukları konuşmaya başladığı zaman ilk söyledikleri söz bu olsun diye yedi kere “La ilahe illallah” dedirtmeyi güzel görürlerdi. * Vücudunun ağrıyan yerine elini koy ve üç kere ‘bismillah’ de, yedi kere de ‘bendeki bu hastalığın şerrinden ve ileride yenileyip elem ve hüzün vermesinden Allah‘ın izzet ve kudretine sığınırım’ de.
Riyazü's Salihin 4. Ciltİmam Nevevi · Erkam Yayınları · 2010561 okunma
Puan vermedi·597 syf.··
2022 129. kitabı
Bir kimse öğrenmek istediği ilmi kast ederek çıkarsa, onun için Cennete bir kapı açılır. Melaike kanadlarını döşerler. Göklerin melekleri ve denizlerin balıkları onun için istiğfar ederler. Alimin abide fazileti, bedir gecesindeki ayın semadaki küçük bir yıldıza üstünlüğü gibidir. Muhakkak ki alimler Peygamberlerin varisleridir. Muhakkak ki Peygamberler altın ve gümüş miras bırakmazlar ve lakin onlar ilim miras bırakırlar. Kim ilmi alırsa nasibini almış olur. Alimin ölümü öyle bir musibettir ki, başka şeyle telafi olmaz. O, yeri kapanmıyan bir gediktir ve sönmüş bir yıldız gibidir. Bir kabilenin ölümü bir alimin ölümünden daha hafiftir. Ravi: Hz. Ebud Derda (r.a.) Sayfa: 419 / No: 10 Ramuz El-Ehadis
Riyazü's Salihin 4. Ciltİmam Nevevi · Erkam Yayınları · 2010561 okunma
Tevekkül Hk
Puan vermedi·736 syf.··
2023 23. kitabı
Kim Allah'a tevekkül ederse, Allah onun sıkıntılarına kafi gelir ve onu ummadığı yerden rızıklandırır. Kim de dünyaya kapılanırsa, onu dünya ile baş başa bırakır. Ravi: Hz. İmran (r.a.) Sayfa: 415 / No: 3 Ramuz El-Ehadis
Tevekkül
Riyazüs Salihin, Hadis-i Şerif Tecümesi Cilt 4İmam Nevevi · Erkam Yayınları · 2020561 okunma

Yazar Hakkında

İmam NeveviYazar · 84 kitap
631’de (1234) Suriye’nin güneyindeki Havran bölgesinde Nevâ köyünde doğdu. Nevevî (Nevâvî), Havrânî ve dedelerinden Hizâm’a nisbetle Hizâmî nisbeleriyle anılır. Hiç evlenmediği halde adı Yahyâ olanların genellikle yaptığı gibi Ebû Zekeriyyâ künyesini almıştır. Nevevî ergenlik çağında ticareti sevmediği halde babasının dükkânında çalıştı ve bu arada çevresindeki âlimlerin derslerine devam etti. On sekiz yaşına girince babası onu Dımaşk’a götürüp Revâhiyye Medresesi’ne yerleştirdi. Orada Ebû İshak eş-Şîrâzî’nin Şâfiî fıkhına dair et-Tenbîh ve el-Müheẕẕeb adlı eserlerini ezberledi. İki yıl sonra babasıyla birlikte hacca gitti, dönüşte Medine’de bir süre kalarak oradaki âlimlerin derslerine katıldı. Kütüb-i Sitte’den başka İmam Mâlik’in el-Muvaṭṭaʾ, İmam Şâfiî, Ahmed b. Hanbel, Osman b. Saîd ed-Dârimî, Ebû Avâne el-İsferâyînî ve Ebû Ya‘lâ el-Mevsılî’nin el-Müsned, Dârekutnî’nin es-Sünen, Ahmed b. Hüseyin el-Beyhakī’nin es-Sünenü’l-kübrâ, Begavî’nin Şerḥu’s-sünne, Humeydî’nin el-Cemʿ beyne’ṣ-Ṣaḥîḥayn ve Hatîb el-Bağdâdî’nin el-Câmiʿ li-aḫlâḳı’r-râvî ve âdâbi’s-sâmiʿ adlı eserlerini çeşitli hocalara okuyarak icâzet aldı. Hadis ilmindeki hocaları kendisinden birçok hadis kitabını dinlediği Ziyâ b. Temmâm el-Hanefî, Ṣaḥîḥ-i Müslim’i okuduğu Ebû İshak İbrâhim b. Ömer el-Vâsıtî, on yıl boyunca daha çok Ṣaḥîḥ-i Buḫârî ve Ṣaḥîḥ-i Müslim hadislerinin şerhi konusunda faydalandığı İbrâhim b. Îsâ el-Murâdî el-Endelüsî ve Ebü’l-Ferec İbn Kudâme gibi muhaddislerdir. Fıkıh ilmindeki hocaları arasında İshak b. Ahmed el-Mağribî, Dımaşk müftüsü Ebû Muhammed Abdurrahman b. Nûh b. Muhammed el-Makdisî, Ebü’l-Hasan Sellâr b. Hasan el-İrbîlî, fıkıh usulü okuduğu kadı Ebü’l-Feth Ömer b. Bündâr et-Tiflîsî ve gramer okuduğu âlimler içinde İbn Mâlik et-Tâî bulunmaktadır. Nevevî kendini yetiştirdikten sonra talebe okutmaya ve 660 (1262) yılından itibaren eser vermeye başladı. Kendisi de pek çok âlim yetiştirdi. Hayatının son altı yılında ondan hiç ayrılmadığı için “Muhtasarü’n-Nevevî” lakabıyla anılan İbnü’l-Attâr Ebü’l-Hasan Alâeddin Ali b. İbrâhim ed-Dımaşkī bunların en tanınmışıdır. Diğer talebeleri arasında İbn Ferah el-İşbîlî, Bedreddin İbn Cemâa, kadı Ziyâeddin Ali b. Selîm el-Ezraî, Yûsuf b. Abdurrahman el-Mizzî, kādılkudât Şemseddin İbnü’n-Nakīb Muhammed b. İbrâhim ve Ebü’l-Fidâ İbn Kesîr’in babası Ebû Hafs Şehâbeddin Ömer b. Kesîr gibi şahsiyetler vardır. Çeşitli medreselerde hocalık yapan Nevevî, 665 (1267) yılında Ebû Şâme el-Makdisî’nin vefatıyla boşalan Eşrefiyye Dârülhadisi şeyhliğine getirildi ve ölümüne kadar bu görevini sürdürdü. Nevevî, kendisine “sefer izni” çıktığını söyleyerek hocalarının kabirlerini ve tanıdıklarını ziyaret etti, kitaplarını medreseye vakfetti, Kudüs’ü de ziyaret edip köyüne döndü ve 24 Receb 676’da (21 Aralık 1277) Nevâ’da vefat etti. Zehebî’nin “hadis âlimlerinin efendisi” dediği Nevevî hem hadis hâfızı idi hem de hadis ilimlerinde otorite sayılıyordu. Sahih hadisleri zayıf ve uydurma rivayetlerden kolayca ayırır, râvilerin durumlarını, hadislerde geçen garîb kelimeleri çok iyi bilirdi; hadislerden fıkhî hüküm çıkarmada mahirdi. Şâfiî fıkhında devrinin en büyük âlimi kabul edilmekteydi. Bu mezhebin esaslarını, bir meseleye dair sahâbe ve tâbiîn âlimlerinin neler söylediklerini, hangi noktada birleşip hangi noktada ayrıldıklarını ezbere biliyordu. Tartışmadan hoşlanmazdı; fakat hocalarının Şâfiî mezhebine veya sünnetin açık hükmüne aykırı bulduğu görüşlerini eleştirmekten çekinmezdi. Nevevî öğrencilik yıllarında tıp tahsil etmek istemiş ve İbn Sînâ’nın el-Ḳānûn’unu okumaya başlamış, ancak bunalıp sıkılınca bunun tıpla uğraşmaktan kaynaklandığını anlayarak tıpla ilgili eserleri elinden çıkarmıştır. Nevevî evliliğin kendisini meşgul edeceği düşüncesiyle hiç evlenmemiştir. Esasen dünya zevklerine ve rahat yaşamaya önem vermezdi. En büyük ibadetin samimi bir niyetle helâlleri ve haramları öğrenmek olduğunu söyleyerek kimseden para almaz, görev yaptığı medreselerden kendisine verilen aylıkla kitap alır, daha sonra bunları o medreseye bağışlardı. Haksızlığa boyun eğmez, doğru bildiğini söylemekten, yöneticileri uyarmaktan çekinmezdi. Memlük Sultanı I. Baybars’a çeşitli mektuplar yazmış, bu mektupların bir kısmını âlimlere de imzalatarak ortak bir dilekçe halinde sunmuş, ondan kıtlık yüzünden sıkıntı çeken Dımaşk halkına kolaylık göstermesini, ağır vergilerle onları zor durumda bırakmamasını istemiştir. Moğollar Suriye’ye saldırdığında memleketi savunmak için halkın bir kısım emlâkini elinden almak isteyen ve bu sebeple âlimlerden fetva talep eden halifeye karşı çıkmış, Baybars’a karşı gösterdiği bu tavrından sonra şöhreti yayılmış ve eserlerine büyük rağbet gösterilmiştir. Zehebî, Nevevî’nin iyiliği tavsiye edip kötülükten sakındırma konusunda benzeri bulunmadığını, azla yetinip basitçe giyinen vakur ve heybetli bir kişi olduğunu söylemekte, talebelerinden İbn Ferah el-İşbîlî de onun ilim ve görev sorumluluğu taşıyan bir âlim olduğunu belirtmektedir.