"ama sonunda kaybeden siz olmuşsunuz."
"kayıp mı? kaç kişi böylesine sevebilmiştir dünyada?"
"ama kucağında bir kucak korla kalan siz olmuşsunuz."
"iyi ya, boş değildi kucağım."
"ama yandınız, kül oldunuz."
"ama vardım, kül bunun kanıtı."
"elimizden akıp giden, karanlık, kasvetli, bizi zavallı kılarak boğan günlere yemeklerle, buğularla, kokularla, seslerle güzel bir gün süsü veririz. kahveler içer, sigaralar tüttürürüz bunun için."
"sizi ve kendimi suda yüzen yağ damlasına benzettim. kendine benzeyen bir damla arayan ve bir türlü suya karışamayan iki yağ damlası. yüzüyoruz işte suda. başıboş. öyle parçalanmışız ki artık daha fazla parçalanmak ölmek demek. ama yine de varız ve belli oluyoruz suyun üstünde."