"yaşamak, kırk yıl, altmış yıl boşluk içinde, yerinde sayarak ölümü beklemek demekti. bunun içindir ki bu kadar büyük bir istek ve çabayla çalışıyordum; salt kitaplar ve düşüncelerdi ayakta kalabilen. bana gerçek görünen sadece bunlardı."
"farkında değil miydiler? hep aynı yüzler, aynı mekan, aynı konuşmalar, aynı sorunlar! her şey değiştiği oranda birbirine benziyordu. sonunda da insan, diri diri gömülmüş hissine kapılıyordu."
"tolstoy da kitap yazdı, adolf hitler de. sorun yazıda değil, kimin ne amaçla yazdığında. tanrı bile kendini yazıyla anlatıyor. iyi ama yazının icadından önce tanrı yok muydu?"
"aramızdaki temel fark ne, biliyor musun? sen insanlara baktığın zaman üniformalar, bayraklar ve din görüyorsun!"
"peki, sen ne görüyorsun bakalım?"
"insan, sadece insan. seven, acı çeken, acıkan, üşüyen, korkan bir insan."