"açık görüşlülüğe gereksinimim var. evet, her şey basit. insanlar karıştırıyor işleri. masal anlatmasınlar bize. ölüm mahkûmu için “topluma borcunu ödeyecek,” demesinler, “kafası kesilecek,” desinler. hiç önemli değilmiş gibi görünüyor. ama ufak bir ayrım var arada. hem sonra, yazgılarının gözünün içine bakmayı yeğ tutan insanlar da vardır."
"bir insan acı çeker, mutsuzluk üstüne mutsuzluğa uğrar. katlanır bunlara, yazgısını benimser, iyice yerleşir içine. saygı görür. sonra, bir akşam, hiç: bir zamanlar çok sevdiği bir dostuna rastlar. dostu biraz dalgın konuşur onunla. evine dönünce, adam kendini öldürür. sonra gizli dertlerden, bilinmeyen dramdan söz edilir. hayır. ille de bir neden gerekirse, dostu kendisiyle dalgın konuştuğu için öldürmüştür adam kendini. böyle işte, dünyanın derin anlamını duyar gibi olduğum her seferde, onun basitliği şaşırttı hep beni."
"birdenbire anlar ki yarın da böyle olacaktır, öbür gün de, tüm öteki günler de. ve bu çaresiz buluş ezer onu. işte böyle düşünce öldürür insanı. bunlara katlanamadığı için öldürür insan kendini ya da, gençse, tümceler kurar."