"kollarımın arasında sımsıkı dansediyordun ve şimdiden senin can çekişmene beni zincirleyen o bağ örülüyordu aramızda; şimdiden isteğim dışında senin yaşamına giriyordum, böylece bir gün gene isteğim dışında ölümünün karşısında böylesine kalakalacaktım."
"zevklerinin, çıkarlarının, kaygılarının, hatta duygularının bile kendi gözünde hiçbir önemi yoktu ve hiç kimse bunları onun için değerli kılamazdı; kendisinden başka hiç kimse varolmayı ona önemli gösteremezdi. oysa sokakta şarkı söyleyerek yürüyen bu insanlar için insan olmak önemli bir girişimdi. yarın yaşam bir anlam kazanacaktı, şimdiden anlamı vardı, umutlarının gücü sayesinde."
"artık karşısında kimse yoktu; tümüyle kendi içine kapanmıştı; ne denli kendisini seviyormuş gibi davranırsa davransın bu sevgi yalnızca kabuğunun içinde atan ufak, güçsüz bir çarpıntıydı; kesilmiş süt gibi ekşi ve yavan olan bu iç sıkıntısı, tembel, biraz ürkekçe duyarlı olan etiyle bileşip bütünleşmişti."
"bu acımasız sürükleniş nasıl durdurulur? ilerle, ilerle, karar ver. yüreğimin her atışı, geri alınmayacak bir karar fırlatıyor dünyaya. kapıyı kapa, gözlerini kapa: kapıyı kapamaya, gözlerini kapamaya karar ver."