Orada olabilirlik, sıradanlık ve anlam yoksunluğu dışında hiçbir şeye inanmamaya yemin etmiş gibiydiniz. Bilinmeyen ve önemli olan her şeyi yadsımak zorundaydınız. Olağanüstü olanı da sıradanlaştırmanız gerekiyordu. Altında hiçbir şeyin yatmadığı yüzeysellikler, arkası gelmeyen başlangıçlar, tutarsız içerikler, giderek daralan bilgiler, sorun olduğu savunulan yanlışlar, insanı boğan dar görüşler ve sonu gelmez bir kısırdöngü olağandı orada.