İbrahim Ökmen

İbrahim Ökmen
@iokmenn97
Kendime notlar
Bursa
117 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
Çünkü ne geri gider yaşam ne de oyalanır dünle.
Sayfa 9·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
Her ne kadar insana benzetilse de kusursuz bir nesne olan robotun bir köle olmaktan başka seçeneği yoktur. Robot, özünde her zaman bir köle olarak kalacaktır.
Sayfa 164·Kitabı okudu
Robot, insana özgü bir çeviklik gerektiren hareketleri gerçekleştirebilecek düzeyde kusursuz bir kopya olabilseydi o zaman insanlar ondan korkardı. Robottan beklenen tamamıyla işlevselleştirilmiş ve kişiselleştirilmiş bir dünyayı simgelemesi, yani insanın kendisini her açıdan güvende hissetmesidir. Böyle bir evrende, robotun, işi özdeşleşmeye vardırmadan insanın sahip olduğu soyut güce sahip olmasında bir sakınca yoktur.
Sayfa 164·Kitabı okudu
Her otomatikleştirilmiş nesnenin bizi çoğunlukla hiç değişmeyen kalıplaşmış davranışlara sahip olmaya itmesi otomatikleşme arzusunun sorgulanmasına yol açamaz. Çünkü insan kullanmaktan çok otomatikleştirmeyi arzulamaktadır. Otomatikleştirme gündelik yaşantımız içine öylesine kök salmıştır ki, ulaşmış olduğu bilimsel kusursuzluk düzeyinin, teknoloji ve gereksinimlerin gelişmeye açık yapısının karşısına bir engel gibi dikilmesinin nedeni otomatikleştirdiği nesneyi insana benzetmek istemesidir. Çünkü otomatikleştirilen nesne "kendi başına çalışır", bu yüzden bizi bağımsız bireyle kendi arasında benzerlik kurmaya zorlar ve onu büyülü bir şeye benzetmemize yol açar.
Sayfa 152·Kitabı okudu
Yararlı bir nesnenin otomatikleşebilmesi için kendisine tek tip bir işlev yüklenmesi ve daha kolay bozulabilecek bir duruma getirilmesi gerekmektedir. Otomatikleşme denilen şey teknik bir anlamdan çok teknolojik bir duraksama olarak görülebilir, başka bir deyişle otomatikleşmediği sürece bir nesneye daha geniş kapsamlı işlevler yükleme imkanı vardır. Otomatikleştiği anda bir işleve sahip olan nesnenin artık bu işlevden başkasını yerine getiremediği görülmektedir. Bu bakış açısı doğrultusunda otomatikleşmenin, insanı sorumsuz bir izleyici konumuna sokan, hareketlerini sınırlandıran, işlevsel bir yineleme biçimine benzediği söylenebilir. Bu, tepkisiz ve hayalci bir insanlığın hizmetine sunulmuş, biçimsel açıdan kusursuz bir teknolojiye boyun eğen bir dünyanın görmek istediği düştür.
Sayfa 151·Kitabı okudu