Öncelikle sevgili Metin Hocama teşekkür ederek başlamak istiyorum.
Bu kitap bana öğretmenler gününde hediye olarak geldi. İyi ki de geldi. Metin hocamın kaleminden öğretmen olmanın, alfa kuşağında öğretmen olmanın ne demek olduğunu bir kez daha anladım. Okuduğum şu iki günde hayatıma mesleğime dokundu. Düşünsenize memleketimin bir başka kıyısındaki bir şehirden bir başka kıyısındaki bir şehrin bir ilçesinde ki benim hayatıma dokundu sevgili Metin hocam. Kitabın içeriğine gelelim. Öğretmenliğin öneminden, günümüz teknoloji çağında klasik öğretmen kalıplarından çıkılması gerektiğinden bahsediyor. Bu bahsetmeleri memleketimizden, bizim kahramanlarımızdan, düşünürlerimizden kendi tarihimizden örneklerle anlatıyor. Çok da güzel anlatıyor. Şu an öğrencilerin y ve alfa kuşağında olduğundan bu kuşakların özelliklerinden onlarla nasıl iletişim kurmamız gerektiğinden onları kazanmanın yollarından tutunda öğretmenlerin kendi meslektaşlarıyla bilgi, etkinlik paylaşmadığından bunun bir bencillik olduğundan eğitim ve öğretimin tüm memlekette eşit olanaklarda olması gerektiğinden bunun için bilgi paylaşımın gerekliliğinden bahsediyor. Kendi düzeninden, her öğretmenin bir arşivi olması gerektiğinden bunun için günlük bir iki eklemelerle bir yıl sonunda bile büyük bir havuzun olacağından bahsediyor. İşte tam bunlar bana büyük bir ilham verdi. Kalktım klasörlerimi düzenledim etkinliklerimi gözden geçirdim. Bugün öğrencilerimle dersi deneylerle kendi yazdığım parmak oyunuyla işledim. Tüm bunlar iki gün içinde oldu. Tazelendim resmen. Bu yüzden tüm meslektaşlarımın hatta öğretmen olmak isteyen, öğretmenliği anlamak isteyen herkesin okuması gereken akıcı nefis bir eser. İyi okumalar...