Hiç bitmeyecek sandım, çok zor ilerledi. Onca güzel yorumu nasıl yapmışlar hayret ettim, benim için fazlasıyla sıkıcı bir okuma oldu maalesef.. Bittiğinde, ben ne okudum Allah aşkına, dedirtti.
Kitabı bitirdikten sonra hissettiğim şey, saygı ile mesafe arasında bir yerde duruyor.
Roman; sevgi, merhamet, insan onuru ve “hayata tutunma” gibi temaları, toplumun kıyısında kalmış karakterler üzerinden anlatıyor. Özellikle Momo’nun anlatımıyla yoksulluğun, yalnızlığın ve aidiyet arayışının iç içe geçtiği bir dünya kuruluyor. Yer yer sıcak, yer yer sarsıcı; kimi zaman da ironik bir dil hâkim.
Buna rağmen, metnin bazı bölümlerinde tekrar hissi ve duygusal yoğunluğun zaman zaman tekdüzeleşmesi bende beklediğim etkiyi tam olarak yaratmadı. Anlatının gücünü teslim etmekle birlikte, benim için mesafeli kaldığım bir okuma oldu.
Yine de insan ruhuna ve “sevme biçimlerimize” dair düşündüren, kendine özgü bir roman. Kısaca, güzel ama herkeste aynı etkiyi bırakmayabilir.
Sonu için değil, okuma sürecinin heyecanı ve temposu için okunacak bir roman. Oldukça sürükleyici; sayfalar hızla akıyor. Ancak yalnızca final beklentisiyle okuyanlar için sonu biraz hayal kırıklığı yaratabilir. Ben ise yolculuğun kendisinden keyif alan tarafta oldum. Distopik ve fantastik, yarı polisiye, sürükleyici bir kitap okumak isteyen mutlaka şans versin derim
Kitap beni daha ilk sayfalardan içine aldı; okurken elimden bırakmak istemedim. Cihan Harbi’nin gölgesinde yaşanan felaketler, acılar ve unutulmaz bir esaret destanı son derece etkileyici bir dille anlatılıyor. Okurken hem hüzünlendim hem de heyecanla sayfaları çevirdim. Kitap bittiğinde içimde tuhaf bir boşluk kaldı; Bekir’in hikâyesi hiç bitmesin, ben de okumaya devam edeyim istedim. Son sayfadaki Bekir Ağa’nın siyah beyaz fotoğrafı ise bütün bu duyguları daha da derinleştirdi. Bu kitapla birlikte Nurullah Genç ‘in Omuzlarımda Dünya adlı eseri de artık mutlaka okunacaklar listemde.
Okurken yer yer eski Türk filmlerindeki “kötü kadın” trajedisi hissini veren, yoğun psikolojik çözümlemeleriyle öne çıkan bir eser. Özellikle Samim karakteri üzerinden yapılan ruh tahlilleri oldukça derin ve dikkat çekici. Ancak bazı bölümlerde cümlelerin gereğinden fazla uzatılması, anlamı takip etmeyi zorlaştırabiliyor; cümlenin sonuna geldiğimde başını unuttuğum anlar oldu :) Buna rağmen roman, insan ruhuna dair söylediği sözlerle beni yakalamayı başardı. Altını çizdiğim pek çok satır bıraktı ve “iyi ki okumuşum” dedirtti.