Kara yakındı önce, hem çok yakın,
Elimi uzatsam tutardı.
Kara yakındı önce, ödağacı
Kokusu sarmıştı geceyi.
Kara hem yakındı şimdi, hem çok uzak,
Bir yanyanaydım onunla, bir yalnız.
Ah kara yakındı ve darına dağın.
Kara yakındı önce, hem çok yakındı,
Elimi uzatsam tutardı ama
Yalnızlıktır denizin tek yasası,
Bütün ölüler unutulur,
Yaşayanlar kalır tek başlarına.
Melih Cevdet, TEKNENİN ÖLÜMÜ
Bir kere ölümün gerçekliğini hayatın en
büyük saklı imkanı olarak kavramayı öğrendiğimizde ne sadece edilgin bir şekilde biyolojik bir türün göçüp gitmesini beklemek, ne onun üzerine karar kara düşünmek, ne de onun gelişini çabuklaştırmayı istemek zorunda kalırız. Ölüm o zaman ne bir dost ne de bir yabancı
olarak görülecektir.
Hayır, insanın aklı, tıpkı ruhu gibi, nüfuz edilmesi ve bilinmesi mümkün olmayan ve esasen onu ne gözeten ne kayıran bu dünyada bir yabancıdır. Eğer olacaksa herhangi bir düzen ve anlam,
kişinin kendi çabasıyla ve kararlılığıyla ve her zaman her bir birey tarafından yeniden olusturulmalıdır