Nerelere hangi memleketlere gidiyordum, bilmiyorum. Yalnız birdenbire uçurumlara düşmek hissi içinde, içim ılınarak silkinip uyandıkça öyle hissediyorumki, uzak, pek uzak bir yerden dönüyordum. Kulaklarımda ziya süratiyle aşılmış mesafelerin rüzgarları hışırdıyor, gözlerimde havanın en yüksek tabakalarında görülmüş dumanlı memleketlerin , dağınık, sönük hatıraları titriyordu.